/Yutağan/13:51 – Sen/

Başkalarının göremediğini görüyorum, halusinasyon diyorlar;

Başkalarının eksikliği neden benim hastalığım oluyor..!

Sonra rüyama bir kelime giriyor.Yutağan..!Kabusumdan uyandığım gibi daha önce duymadığım bu kelimeyi araştırıyorum.Fazla detaylandırmamak iyi olacak sanırım.

Gece kaçda uyuduğumu hatırlamıyorum.Sabah’a eskisi gibi sıcak sütle başlamak istiyorum.Pek birşey yiyesimde yok,Göktürk’de pek fazla seçeneğimde…Sıcak Süt diyorum,Hot Milk olarak convert ediyorlar.Süt ısınıyor ve gelen o saçma soru.”Take away me?” Benim anladığım götür beni,karşımdakinin demek istediği paket servisi mi?Resmi dili türkçe olan bir ülkede batıya özenmişliğimiz daha ne kadar devam edecek?

Bu siralar blog yazmak için uygun olan zamanı ve mekanı bulamıyorum.Bu maceradan vazgeçmedim,bu duraklamalar inziva yada nadas olarak nitelendirilebilir. İlkokulda ki edebiyat ogretmenim sadece  toprakları dinlendirmenin nadas olabileceğini iddia etmişti, bizim yani insanlarında topraktan yaratıldığımızı düşünmeden.

İnsanoğlu,hata yapmasının sebebi düşünebilir canlılar olmasından,ne yapacağımıza karar veremeyecek olsak,yaptıklarımızdan da sorumlu olmazdık.Bazen çok kötü olduğum rüyalar görüyorum,elimde olmamasına rağmen rüyada olsa böyle şeyler yaşamak istemiyorum.

Sonra normal yaşantımızda düzenlemek istiyorum,legal uyuşturucular kullaniyorum yine legal bağimliliklarimdan kurtulmak için.İnsanları korkutan yan etkilerini ilaç almasamda yaşıyorum.

Yeni birşey keşfettim mesela,beyindeki ödül sistemini çökertiyor,birkaç hafta sonra etkisini göstermesiyle maaş almak bile istemiyorum. Sonra bildiğiniz,ödül olarak gördüğünüz ne varsa işte.Bu öyle birşey ki başkalarını aşırı depresif hale sokan ilaç beni çok rahatlatıyor.İntihar eğilimi en büyük yan etkisi,normal insanlar bunu kullanıp depresif durumdan intihar düşünürken ,ben bu eylemi böyle radikal bir karar olarak görmüyorum işte.Burada yapmam gerekenler var,yakın zamanda fırsat bulursam yaparım işte,öyle rahatım yani.Sonra tuhaf bir sekilde kızlar uzerime uzerime geliyor,tanımadıklarım bile. Sözlükte okumuştum,maniklerin birbirini çektiğini…

Bu tür kimyasalların işe yaradığı görülsede aslında kendi kimliğimizi degistiriyoruz.Günun  birinde Vmfs değilde,doğrudan OS/NTFS katmaninda çalışan bir ilaç olursa,bana aşkı değil Eda yi unutturabilirse meselâ o zaman bu iş tamamdir diyebileceğim.Aşk demişken yine kendimle çelişiyorum.Çünkü geçen zaman içinde ne insanlar tanıdım.Kimi güzellik olarak kusursuz,kimileri çok tatlı,tarifsiz güzellikler işte.Ama onlara karşı birşey hissedemeden eski bir saçmalığa takılıp kalmam.İnsan psikolojisi böyle birşey işte.Ne yaşadığınızdan çok o durumu hangi şartlarda nasıl yaşadığınız önemli.

20 Aralık 2014..Saat 13:55.Istanbul trafiği, istikamet ikitelli. Önümüzde dengesizin biri en soldan,en sağ serite geçmeye çalışıyor, arkadaşım serzenişte;Bu kızlar trafiğe neden çıkıyor?Başımı kaldırıyorum plaka senin, içindeki de sen…Sonra birden yüzümün rengi değişiyor.System recovery olmuşcasina herşey yeniden başlıyor. Hayat tekrar berbat.Film gibi tesadüf…İstanbul küçük evet,ama sadece İstanbul.Belkide bu seni son görüşüm,belkide…

Sent from my HTC

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s