‎”Bir gün kaldığın yerden başlayacaksın
Biri seni bulacak…
Önce korkacaksın eski acılara yakalanmaktan
Biraz ürkeceksin!
Ne kadar dirensen de nafile…
İnsansın sonuçta, seveceksin..
Eski acılara bakıp da küsme sevdalara…
Gâvura kızıp da oruç bozulmaz!
Sök at kafandan acaba’ları.!
Bir kemik aynı yerden iki defa kırılmaz…”  demiş Can Yücel…

O kemik bir kere kırıldımı hiçbirşey eskisi gibi olmuyor.

Hep birileri üzecek, üzülenler genelde daha çok seven taraf olacak.Her ne kadar seni seviyorum kelimesi günümüzde bazı şeyleri bedavaya getirmek için bir çeşit anahtar olsa da ben seni öyle sevmemiştim.

İnsan neden umursamaz olur?Yada umursamak evet senin için üzülüyorum ama senin için yapabilecek hiçbirşeyim yok demekmidir? Üzülmek midir elimizden gelenin en fazlası?Neden eylemlerimizi fedakarlık yerine iyiliklerle kısıtlıyoruz.Bu öz eleştiriyi herkesin kendisine yapması gerekiyor.

Sanırım 17 yaşındaydım.Gizem diye bir arkadaşım vardı.İstiklal’de yağmurlu bir havada mendil satan bir ufaklığa çıkarıp montunu vermişti.O zaman kafalarımızda yatan iyi birer insan olmak fikrinin,belkide iyi biri olduğumuzu düşünmemizin aslında olması gerekenin çok altında olduğunu farketmiştim.O çocuk o günden sonra büyük ihtimalle hiç mendil satamadı.Barbour mont giyen birinden kimse mendil satın almaz.

Hayatımda iyi insanların sayıfı epeyce fazlaydı.Yakın zamanda spora giderken gerekli havlumu,çorabımı organize eden,saatimin kırık camını,kopan kordonunu değiştirip bir nevi asistanlık yapan bir arkadaşım bile olmuştu.Yaptığı kurabiye ve pasta türevleri benim gibi herkesin yaptığını içine sindirip yiyemeyen biri için bile çok başarılıydı.

Bazılarının kriteri yere düşmemesidir,benim kriterim de kimin yaptığı…(Yabancılar için pek anlam ifade etmez bu satır)

Aşk nefretden doğuyor.Kavga bile edemediğiniz,herzaman sizin haklı olduğunuzu kabul eden biriyle aşk kıvılcımlarıda oluşmuyor.

…Hayatım seninle birlikte ciddi anlamda sorunlu hale geldi.Hayat herkeze bir bedel ödetiyor.Sana inanmanın bedelini,yalanlarına her defasında inanmanın bedelini çekiyorum her geçen günle birlikte.Üzülüyorum ve yanımda olmamandan çok vefasızlığın canımı acıtıyor.

Vefa gerçekten önemli bir kavram.Bugün bu anlamda kendimi test etme fırsatı buldum,iş değişikliğimi,dolayısıyla hayatımın bir kısmının değişmesini şuanki yöneticimin insiyatifine bırakarak.Ama sonuç olarak siz iyiniyetli olduğunuzda karşınızdaki de sizin için en iyisi yönünde karar veriyor kendi menfaatlerinden çok.

Bu olgunluğu bir tek sende göremedim ben.Hayaller gerçekleşmesede olabiliyor,ama içinizde bir ukte kalmayadursun.Bu hayallerinizide engelliyor.

Empati kurmak önemli.Kendimi senin yerine koyup,objektif olarak baktığımda yine ben haklı çıkıyorum.

Ama Aşk işte.Çok etkili bir uyuşturucu,kötü bir bağımlılık.Bendeki de Aşk’ın ukteye dönüşmüş hali.Herşey zamanında yapılmalı insan hayatında.Ukte insanın kafasında kalan bir boşlukmuş zamanında yapılamayanlardan oluşan.Bu boşluk dolmadığında çıkmıyor akıldan.Günün birinde diyerek erteliyoruz içimizdeki boşluğu.Gün gelecek ve olacak…

Makam yine dumanaltı.Cam’ı açtım ve sırtımdan gelen şiddetli soğuk iyi bir his veriyor.Arızalanmayan bir boynum kalmıştı,oda tutulacak bu gidişle.

İstanbul’a kar yağmasıyla her yıl aralık ayı rutin muhabbetlerinden ”Kar ne zaman gelecek” sorusunu duymuyorum.Bu sebeple daha mutluyum.Sabah işe geldiğimde kartopu savaşının içine düşmüş bulunmamla birlikte çalışma ortamımızın Google Ofisi’nden pek fazla farklı olmadığı tespitini yaptım.Ama Türkiye’nin neresinde olursanız olun standart 31 Aralık Esprisi ”Seneye Görüşürüz” ‘e mağruz kalıyorsunuz.Bunu espri diye kullananlardan çok hala bu tarz cümle oyunlarına gülenlere sitemim…

Her ne kadar solak olmam bu durumu biraz olsun kanıtlasa da ortalama insanlardan zeki durumda olduğum tespitini yapmak,kibirli görünmek istemiyorum ama gözlemlediklerim gerçekten içler acısı.Standart insan olmamanın bedeli de var tabiki.Sinemada insanların yarılarak güldüğü şeylere ufak bir tebessümle,bazen çok ciddi şekilde vakit kaybı olarak bakabiliyorsunuz.Hayatdan tat alamıyorsunuz.Birilerinin bana gelip Sizin seviyenize çıkamayacağız  demesi lazım….

Az daha unutuyordum.Rüyamda gördüm yine seni.Bilgisayarını kurcalıyordun bir yandan benimle tartışıp.Bu rüyaların ardı arkası kesilirmi bilmiyorum ama fiziksel olarak seni son defa göreceğimi biliyorum.

Burası gün geçtikçe ürkütücü bir hal almaya başladı.Gaip’den sesler duyuyorum,sonra müziğin ses hacmini yükseltip önemsemiyorum.Geçen akşam yine bi güvenlik hapsettim buraya.Dışarda olan sizseniz içerde kimin kaldığı önemli değildir…

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s