09.102013

Drafts

Herzamanki gibi yataga uzandim ve yastigima sarildim. Anladimki sonu
gelmeyecek hicbirseyin. Artik cikis yolu aramayida biraktim.
Dusunebildigim her saniyenin beni uzdugunu farkettim.Unutmayida
kendime yediremedim.Bana guvenen her insana guvenmemeyi
ogrendim.Birkac saat once bana iyilik yapan kizin ne kadar tatli bir
gulusu oldugu geldi aklima.Sonrada hemen unutuverdim.

Elimde duran klavyeli BBOS telefonumu,vücudumdaki statik enerjiden ekranının patlaması ve arızalanması sonucu alışkanlıklarımdan vazgeçip,birazda sinirle yeni trende uyup değiştirdim.Birazda pişman oldum.Touch screen blog yazmak için nerdeyse işkence.Blog yazmayı geçtim internetde birşeyler aramak yada en basiti birini telefonla aramak bile zor.Ben cihaza ne yapmak istediğimi belirtene kadar aradan birkaç saniye geçiyorsa,o cihazın hızıda bana birşey katmayacak.

Birkaç gündür bir seneden beri kronik olan hastalığım(nasıl bir çelişkiyse) tekrar kendini hatırlattı.Gün ışığına çıkmayalı nerdeyse 3 gün olmuş.Bendeki de büyük talihsizlik.Özel işlerimi sürekli birilerinin bana para ödedi saatledlerde(mesai saatleri içinde) halleden biri olarak hasta olma sürecimi tatilin içinde yaşamam bir çeşit zarar ettirdi bana.Saçımı kestirmek isteğimde bile 09:00 – 17:00 saatlerini tercih ederim mesela.Bu tercihle bir çok şey bedavaya gelir.Ama maalesef hayatınızda zaman dilimlerini ayarlamanız çok zor.Hatta bir keresinde Ali Poyrazoğlu’nun Asi Kuş’una denk gelmişti.Gösteriden hiçbirşey anlamamamıştım.Sağlık problemi insanın canını en çok sıkanlardan.Durum böyle giderse hassas tartıları kullanacağım ağırlığımı öğrenmek için.Ama sorunda etmiyorum.Sonuç olarak ben üzülmüyorum,başkaları üzülüyor benim yerime.

Karnım acıktı,idari binanın imkanlarını kullanıp risk almak istemiyorum.Şurdan çıkıp birşeyler yesem iyi olacak.

Birkaç gündür İstanbul çok soğuktu.Bu fırtına Saklı Bahçe’nin yıllanmış,içten hastalıklı ağacınıda devirmiş.İnsalarında hastalıklı olduğu öldükten sonra gündeme geliyor.Yaşarken kimse önemsemiyor sizi.En önemlisi insanın kendi kendini önemsemesi,bunu yapabilrseniz zaten kolay kolay birşey olmaz.

2013-10-18 18.31.23

 

Her şey bir işaretmiş.Kendi vedama kendim katılamam gibi.

Seni özleyeceğiz yazılı bir vedanın izleri silinmeden tekrar dönüşüm gerçekleşti iyi bir kahvaltı organizasyonuyla.

Böylesi daha iyi oldu sanırım.Döndüğümde yarım bıraktığım,üşendiğim ufak tefek olmazsa da olur işler  hallolmuş.

Ama ben hala kendimi düzeltememenin şaşkınlığını yaşıyorum.Sakin kafa istiyorum.Hiçbirşey düşünememek.Herşeye yeniden başlayıp hiç ilerlememek.Kariyer planlarımı sertifikalarımla birlikte çöpe atmak.Kısıtlı ama mutlu bir hayat.

O zaman belki daha yalnız kalabilirim.Yalnızlıkdan kastım kendi başımla olabilmek.Şuan bu hiç mümkün değil.Akşama kadar çalan telefonlar başımı ağrıtıyor.Bir yandan da seninle içinde bulunduğumuz ama senin  dahil olmaktan kaçarak başıma daha büyük dertler,sıkıntılar açan durumumuz.

Bir kaç gün önce….Kafamı dinlemek için kimsenin olmadığı köşeme çekildim.Yanlış bir mekan seçimiymiş.Birkaç dakika sonra 2 ekip otosu tarafından derin bir üst aramasına mağruz kaldım.Hatta ceplerimde biryerde kaybolan 5$’ımı bile buldu adamlar.Canım da sıkılıyordu.Aramalarına itiraz etmedim.Ama bana sorsalardı aradıkları şeyin yerini söyleyebilirdim.İhbarı yapan eksik yapmış.

Sonra birisi nerde oturuyorsun,kalacak yerin varmı dedi.Üstüme başıma baktım,neden böyle dediklerini düşünüp gülme krizine girdim,güldük birlikte biraz.Dediğim gibi inziva için yanlış mekan seçimi.Bu yaşıma kadar nedn bu aramaya maruz kalmadım sorusunun cevabıda façamın düzgün olmasıymış.Bu adamlar kendi içlerinde çelişiyorlar.

Şuanda sigara dumanlarından odanın ucu görünmüyor..Buraya tekrar başladığımdan beri günde bir pakete  çıktı.Ama kabullendim artık biliyormusun.Senin bundan sonra hayatımda olmayacağını ve sigaranın beni terk etmeyeceğini.Aslında bu iki durumdada sorumlu benim.Seni unutamayanda,sigarayı terketmeyende benim.Artık boşa çektim herşeyi,akışına…Düşünmeden bir sonraki günün gelmesini bekliyorum.Sonra senin gelmeyeceğinin bilincini işliyorum kafama.

Bugün iyi bir operasyonla Itanıum x64 Sunucu kurmayı başardım.Ufak tefek işleri halletmesi için sistem odasında juniour’u bırakıp saklı  bahçedeki mekanıma çekildim.Döndüğümde bu zeki insan sisteme verdiği şifreyi unutmuş.Bugün aynı hatayı 2 defa yaptı.Bir çeşit balık hafızası.Sonra bu soru çözmekde yine bana düştü.Ama olsun,herşey bir tecrübe.Bazı hatalar birkaç saatini alır,bazıları ömründen ömür.

Bazen düşünüyorum.Seni birden düşünmeyi bıraksam bundan sonra nasıl bir hayatım olur.Çok büyük bir eksiklik hissederdim heralde.İçimde nedensiz bir üzüntü olurduki sanırım sebepsiz problemler en çok dert edenlerdir insanların içinde.Bu sebepledirki problemleri halının altına süpürmektense onları temizleme yoluna gitmek gerekiyor.

Belkide zincirleme hatalar silsilesiyiz.Günün birinde birinin canı yanıyor,sonra o başkasını derken kimsenin masum olmadığı bir dünyada birsürü mutsuz insan ortaya çıkıyor.Bende şuan ismini hatırlayamadığım birini üzmüştüm.Hızlı zamanlarımdı.Hiçbirşey demeden gitmişti.Mazlumun ahı çıkıyor belkide aheste bir şekilde.Ama ben istemem yinede başkalarının üzülmesini.Ah etmem her ne kadar sen bana bunu yapabileceğimi söylesende açık açık.

İçimde birikenler çok fazla.Ama şimdi gitmem gerek.Gün yine yetmedi.Geceleri de dahil ettim,yine olmadı.Zayıfladım çok.Birkaç ay önce çekildiğim bir fotoğrafa bakıp imrenir duruma geldim.

ASlında erkek adam orta yaşlarına yaklaştığında daha yakıiıklı olmazmı.Seni tanıdığım gibi herşey tam tersine dönmeye başladı,

Neyse,bulacağız bir çaresini.Yada sessizce gideceğiz bu hayattan.Nasıl olsa geçiyor zaman.Nasıl olsa çok kısa değilmi şu dünya denilen demo.1381271_10151902392108966_1376243372_n IMG-20131008-00011