21 September, 2013 00:10

Ikinci vodka cok sert,
Ereksiyon halinde gibi.Bu espiriyide sirket aracinin debriaji icin yapilan yorumdan caldim.
Herkes benim gibi ucuyor.Karsimdaki kiz yilan gibi striptiz yaparken tuttugu borunun pimas borusu oldugunun farkinda degil.
Ikimizde mutluyuz aslinda.Sen her halinle,ben sadece alkol ile.Seni tanimasam suan taksimde iciyor olmayacaktim.Dusunebilecek bir ask acim olmayacakti. Dun gece eve temiz gittim.Annem ne ictin gene diyip surat yapti,inandiramadim.
Suanda deli gibi iciyorum ve evde isden gelmis muamelesi gorecegim.Sen hep derdin,kadinim ben,hissederim diye.Hissedemiyorsunuz iste.
Vee kadinim sarkisi caliyor suanda tesaduf..Bende bu kelimenin karsiligi sensin,Sen baskasininsin,sahiplenen benim.Seni seven benim,belki baskalarida seviyordur seni.Banada olmustu,ayni anda bircok kizin sevgisine istemdisi magruz kalmistim. Aklima birsuru sey geliyor,tekirdagdaki gol,brokoli ve soyleyemediklerim.

Zippoyu mum gibi masanin ustune koydum.Bunuda sozlukte okumustum 🙂

Bugun cok buyuk sacmalik yaptim.Kavacikdan Atasehire giderken 1. Kopruyu kullanmak gibi bir sacmalik.
Acar aklima gelirdi,gulerdim.Beni Bahcelievlerden Eyup’e gotururken hangi kopruyu kullanicaz diye sormustu:)
Bir insanin hayatinin tek kisi uzerine kurulu olmasi ne riskli bir durummus.Cluster yok,mirroring yok,fail over cluster yok,disaster recovery yok,
Icmeden once Carli nin esmer melegini aradim.Ictigimde cok tatli biri oldugumdan bahsedip icme sozu aldim.Bugunun anisina ona bileklik hediye aldim.
Hava cok sogudu.Sensiz kac mevsim gecti,bilmiyorum.Ozledim sanirim.Telefonumun mobile sebekisini kapattim.Suan sadece seninleyim.Sende baskasiyla.Coz bakalim bu paradoxu cozebilirsem.
Bir his var.Birazdan gelip yanimdaki koltuga oturacakmissin gibi.Ama gecer,sabah ayildigimda farkedecegim gelmeyecegini. Bazen anilar para eder.Belkide ulasamayinca eldekiyle yetinmektir bunun adi. Adinin koyalim bunun.Seninle olmayi hissetmekmi?Sensizlikmi?
Beni birakin.Yalniz birakin.Burdada mi tanidik biri.Ben Eda’mla birlikteyim.Acik konusmak gerekirse onun hayali. Vee dusler sokagi.Yapma bana bunu.
Cevredeki mutlu insanlar hep senin habercin sanki.O gelecek diyor gibiler.Sana sormak lazim tabiki. Ukte…Ben icimde bunu birakmayacagim.Ozluyorum seni.Ne kadar ayip degilmi?
Usuyorum ve koluma dokundugunu hissediyorum.Dislerimi sikiyorum ve kavga etmek istiyorum sen yada baskasiyla. Bazen kimse seni anlamaz,Tek basina dusundugunde sende kendini anlamazsin.
En nefret ettigim kiz tipi yaninda erkek varken beni kesenler.(Yanlis gormusum,erkek yokmus)Birde midye yiyen kizlar,birde yirtik tayt giyenler.Bu gece kimse ilgimi cekmiyor da zaten.Bedava olmalarinin bir onemi yok.Yalniz olanlar herzaman cekici oluyor,yanimda sen varsin,birtek ben gorebiliyorum seni.Icim yanarken vucudun usumesi,hepsinin sorumlusu sensin.
Beni deli gibi kesen guzel kizin yanindaki erkek olmak istemezdim.Sadece yanimda olmani isterdim. Hesabi istedim.Dunyanin parasi.Seninle olmanin bedeli buysa hicbirsey. Herseyi cift gorsemde tek gordugum,ikamesi olmayan birtek sensin.
Off Eda yaa dedim birden bire.Hayatimin anatemasi bu.Biri beni durdursun.Kendine asik etsin ve seni unuttursun. Hayat ne kadatr garip.Sen nerdesin,ben sendeyim.
Ben cok yanlis yaptim.Once seni severek.Sonra bugun icerek.

Kac sene oldu hatirlamiyorum.Midyecileri ve yandaslarini paket ettigimizi hatirladim.O zaman guclu hissediyordum.Simdi yikilirim dokunsalar.

Azap.Hissediyorum.

Bunun bir ortası yokmu?

Işığı göremediğimde gözlerimi tamamen kapatıp karanlığa bürünmem mi gerekiyor?

Hayat birçok kişide olduğu gibi ivmeli geçiyor evet,hareketli ama maalesef anateması çok berbat.Herşey içinden çıkılamaz bir hal aldı.Bazen herşey çok güzel gidiyor,ama sonuç olarak birşeyler olmuyor.Cok guzel gittigini sanmam sanirim birkac dakikayi gecmiyor.Çoğu kötü durumun sorumlusu dolaylı olarak kendimiziz.Ya kendi kendimize zarar veriyor,yada başkalarının bunu bize yapmasına izin veriyoruz.Sonuç olarak herkez gidiyor,kendi başımıza kalıyoruz.Faali meçhul bir cinayet gibi kendi kendimizi öldürüyoruz.

Yaşamak,ölüme yakın biri için oldukça değerlidir.Ama biz bu berbat hayatı yaşamak zorunda olduğumuz için sadece aci cekiyoruz.

Dun canim sikildi yine,degisiklik olsun diye canli muzik calan bi yere gittim.Insan birkac dakika icinde tum dertlerini nasil unuturmus buna sahit oldum.Bu kadar igrenc bir ses,boyle hayvan gibi sarki soyleyen birisi tum eski dertlerimizi unutturup,sizi yeni dert sahibi oluyor.Basim hala agriyor.Hayatimda hic dun aksamki kadar gereksiz gecmemisti zamanim.Insan uzuluyor iste.Beynime taciz edildigini hissederken baska seyleri dusunenbilecek kabiliyeti bulamadim kendime.
Bugun dusundum biraz.Isler iyice sarpasardi.Ucankusa bile borclu olmak,her ne kadar borclar mueccel duruma gelmesede bazi arkadaslarimin supheli ticari alacaklar hesabina birer kayit girmesi gerekebilir.
Ben bi sey tecrube ettim.Olmeyen hersey buyuyebiliyor.Birisinin size duydugu ufak bi kirginlik zamaninda cozumlenmese koskocaman bir nefrete donusebiliyor.Onun yada kendinin yasamasini hazmedemiyorsun belirli bir sure.Hayallerle yasayan bir insan,yeri geliyor gerceklerden bile vazgecebiliyor.
Beyin vucuda tam yetki veriyor.Ne yaparsan yap,kafa rahatlasinda.

Gece pek rahat uyuyamadım.Çok üşüdüm.Mevsim geçişleri sıkıntı yaratır herzaman.

Bir önceki günde sabah hava çok soğuktu.Oduncu gömleğimi giydim ve çıktım evden.Ofise vardığımda farkettim yaptığım hatayı.Hava inanılmaz derece güneşli,herkes kısa kol..Bu durum özgüvenimi altüst etsede kısa sürede çözüme kavuşturdum caddeye inip.

…ve bugün.Sabah yaşadığım olayın şokundayım hala.Uykudan uyanamamış bir halde işe gitme hazırlıklarımı yaparken Mecidiyeköy’de Aslı’yı gördüm.Hatta o beni gördü.Yanıma gelip çok beklettim mi? dedi. Bir rüyada olduğumu sandım.Sık sık görüşsekte böyle ani süprizler insanın kafasını karıştırıyo.Daha bir gün öncesinde eski günlerim gelmişti aklıma.Aslıyla birlikte giderdik işe.Keşke yine öyle olsaydı dediğimin ertesi günü karşımda olması noluyo lan dedirtti bana…Birkaç saat sonrada mesajını aldım.Vizesi onaylanmış.Olağandışı bir durum olmasa 21 Eylül’de Londra’da.Ne büyük azim ama değilmi?Yörük Köyü’nden İstanbul’a,sonrada Londra’ya…

Tesadüfler heryerde karşımızda.Abant’da Gürkan Bey’i,Bodrum X Bar’da Eyüp’ü görmem gibi.Bunların arasından en çok kafamı kurcalayan ise işe  başladığım ve istifa ettiğim iki günde de Fatih’le karşılaşmam oldu.

Hayat gerçekten çok tuhaf.Adamın saçları Barış Manço gibi upuzun,Saat 11:00’den erken işe gitmiyor ve işvereni bu adam için para ödüyor.Diğer yandan asgari ücretle çalışan ve 10 dakika geç kalıp işinden olan insanlar var.Kendini pazarlayabilmek.Bu adam bu işi iyi yapıyor.Yanında fazla durmamak lazım,her an bizide pazarlayabilir…:) Ne zaman işden ayrılan bir adam görse gel seni yanıma alıym,ama altımda çalışacaksın,324445467545 TL maaş veririm,bende zaten 98765434567879786756455678765456765432456 TL alıyorum diyip duygularıyla oynuyor 🙂

Bazen üzülüyorum az paraya çalışan,şiddet baskı gören insanlara,bazende adaletin yerini bulduğunu düşünüyorum.Lise yıllarımda yaz aylarında bilgi sahibi olmak için deli gibi çalıştığım zamanlar oldu.Arkadaşlarım gezerken ben işyerinin camlarını siliyordum.Yaşıtlarım haftasonu uykusu derdindeyken ben sürekli eğitim peşindeydim.Ne akşamım kalmıştı,ne haftasonum.Kurslar,eğitimler,Bilgea Adam’ın bedava seminerleri derken.

Ezilmek insanlar için.Ya bunu küçükken yaptırırsın kendine,yada gerçek yaşama başladığında ömür boyu.İyi bir iş iyi bir yaşam demektir.Ama maalesefki çok çalışmak herzaman için yeterli olmuyor.İyi bir iş sahibi olmak için işe yaramak gerekiyor.İşe yaramak içinde bilgi sahibi olmak,bilgi sahibi olmak içinde zeka,yani analitik düşünme yeteneği.

…ve bilgi önceliği denen bir kavram var.Belkide yoktur,şimdi benim aklıma geldi:)  Geçen gün eski işyerime gittim.Bizim junior’u sistemle ilgili birşeyler öğrenmesi ve risk alması konusunda motive ettim.Bugünde bunun daha zamanı olduğunu farkettim.Adam 25 yaşına gelmiş daha kan grubunu bilmiyor,sedimantasyon var,biokimya var  olurmu diyor.

Hayatta istekli insanlarla çok karşılaşıyorum.Özeliikle  yaşadığım semtte benim çalışma şeklimi gören anne babalar kariyer yol haritamı sorgulayıp aynısını kendi çocuklarına uygulamak istiyorlar.Sen benim gibi çocuk yapmayı başaramadıysan çocuğun benim gibi olmasını nasıl beklersin sevgili komşum.

Benim inandığım ve sürekli gözlemlediğim bir olay var.Çocuk zekasını,yakışıklılık/güzellik durumunu annesinden,babasından alır.Çevremde sürekli görüyorum çocukları mal olduğu için şiddet gösteren,baskı uygulayan adam etmek uğrunda çile çekip saçlarını beyazlatan evebeynler var.Abiciğim demekki sen ve eşin  yeterince soylu bi zümreden değilsinizki  çocuğun böyle olmuş.Süpriz değil yani bu durum.

Bu en sonki iş değişikliğiyle anladımki makinalarla uğraşmak insanlarla uğraşmaktan daha kolay.Bir önceki işime göre client sayısı önemli ölçüde azalmakla birlikte yönettiğim sistem boyutu birkaç kart arttı.

Cansız varlıklarla çalışmak daha kolay demiştim.Adamın birine para versen,abi sen otur orda al şu parayı,bak buda kliman  desen geceleri kimse yokken kapatır kendini uyur.Fırsatını bulunca ek iş yaparak sizin işinizi aksatır.Güzel bi kız bulsa tüm portlarını açar,tüm güvenlik önlemleri yalan olur.En  büyük sıkıntıda bu zaten.Erkeklerin kızlara karşı olan zaafı.Küçük yaşlarımda benimde bu anlamda zaafım olmuş olabilir.Çocukluk işte.Ama her ne olursa olsun arkadaşlarımı ve aramda kan bağı olan insanları kızlardan üstün tutmuşumdur.Bunuda yapamasak where is the character_?  Yada başka bir deyişle karakter nerde colour?

Yinede dikkatli olmak lazım.Daha bir kaç sene öncesinde IK’dan ismini veremeyeğim arkadaşım encinnn diyip,masaya oturup(sandalye değil,masaya)o çiçekli elbisesiyle tatlı bi bakış atıp şunları bi scan edermisin dediğinde karar verme mekanızmamın bozulduğu zamanlar olmuştu.İçinden bi ses siktir git  amk,ben ne scan edicem diyor,ama dışarı çıkan ses tabiki,tabiki yaparım diyordu tebessüm ederek.

Aslında hata bende.Uyarmıştı müdürüm.O scaneri masanın üstüne koyarsan  sana iş kitleyen çok olur demişti…Tecrübe ileriyi görebilmekmiş,yada her yaşanılanı dejavu olarak görmekmiş.

Merak ettiğim tek bi şey var.Peki şimdi nolacak?Ondan sonra nolacak?

3 September, 2013 11:40

Saat 23:13,
Bugun ise cok gec ama iyi basladim.Masama gectigimde saat 11:00 gibiydi.Belkide haftasonu evden uzak olmanin pozitifligiydi.Ise gec kalmam bu yuzdendi,moralimin yuksek olmasinida buna bagliyorum. Burdaki insanlar gercekten cok iyi niyetli, mutevazi ve kaliteli insanlar.
Hepsi guzel ama birisi baska bi sey.Bir insan bu kadarmi guzel olur?Bu kadar guzel olan insan olabilirmi?Benimkisi sadece bir yorum.Is ortaminda yanlis dusuncelere sahip olmamak gerekir.Hani zaten olmazda,dusunmesi bile tehlikeli.yakismaz is ahlakina.
Ufak bi sakarlik daha yaptim bugun.Masama cay doktum.Benden birkac dakika oncede caprazimdaki Bayrampasali abi,27” monitorunu dusurdu.Abi bunlar cok karisik seyler.Kocaman monitor durdugu yerde nasi duser? Yada koca masada elim cay bardagini nasil devirir?Uykusunu alamayan her insan sakardir.
Aksam eve geldim ve taniyamadim.Herseyimiz utulu ve ev piril piril.Insanin 2 ablasi olmasi gercekten cok buyuk sans.Yegenleerim icinde bilgisayardan anlayan bi dayilarinin olmasi.Gecen gun en kucuk yegenim Engin dayin geliyor diyince bilgisayarimiz calisiyo,niye geliyoki diye bi soru sormus.
Yegenlerimin Guzellik/yakisikliklarinin aninda ustun.zekaya sahip olmasi bir dayi icinde onur kaynagi.
Eve girdim,yemekler hazirlanmis beni bekliyordu.Guzelce karnimi doyurdum.Sonra kendimi bi sevap islemis gibi hissettim.Bi gariban doyurmus gibi.Uzun zamandan beri aksam yemegi yemedigimi,bazen oglen bile yemedigimi farkettim.Insanin kafasi karisik olunca karni pek acikmiyor.Hani otomobilinizi satma karari verince depoyu hic full yapmassinizya.Bende kendimden vazgecince bu psikolojiue girdim sanirim.Her gecen gun biraz daha eriyorum ve buna birtek ben uzuluyorum.Tutturmusum bir hikaye,onun pesinden surukleniyorum. Ya o zamani alirim,yada icindekilerle birlikte yakarim.
Benmi?Ufak ufak canimin yanmasina alisigim zaten.Hem gaddarlik degilki bu.Bana soz verilenin temsili formatinin psindeyim sadece, Simdi uyuma vakti,yarin ise dinc gitmek gerek.

1 September, 2013 21:18

Yasiyoruz ama iyi yada kotu diye degerlendiremeyiz.Bu yargiyi koyarken kimi referans aldigimiz onemli tabiki.
Ve hayatta mutluluk denilen kavram sanildigi gibi kazanilan yada harcanilan parayla pekte bagimli gibi gorunmuyor.
Bazen dusunuyorum.Benim aldigim paranin yarisiyla ev gecindiren,kirada oturan,coluk cocuga karismis insanlar var ve yuzlerine baktigimda kendimde zaman zaman goremedigim hayat isigini gorebiliyorum.
Bazen gercek bi hayatta yasamadigimi dusunuyorum.Benim bu dunyada yerim yok,insanlarin oncelikleri,ugruna savastigi seyler benimkilerden cok farkli.
Bu siralar bu iki boyut arasinda cok fazla dolasiyorum.Dun gece gozumu kapadim ve trafik isiklarinda dilenen yasli bi kadin gordum,yuzunun bir kismi kapkaranlik,yara gibiydi.Bana bakip guldu ve yine yerimden sicradim.Ruya gibi degil.Saniyelik gorseller.Bunlar bir mesajmiydi?Yoksa elini yikayan doktorunda dedigi gibi asiri stresli insanlarda gorulen asiri refleksimin sonuclarimi.
Saglik denilen sey tek tarafli olmuyor ne yazikki.Fiziksel rahatsizligi olan birinin psikolojisi bozuluyor,psikolojisi bozuk olanin yuruyen aksami zarar goruyor.
Suanda ezan okunuyor,bunu duyabiliyorsam kalbim tam anlamiyla muhurlenmemis demektir.Gittigim yol,yol olmasada hala bi kacis yolu var.Yillar once edindigim bir bilgi kalbi muhurlenen insanlarin ezani duyamadigi yonundeydi.
Eskiden ezan okunsada kosa kosa camiye gideyim diye beklerken,simdi okunan ezan gunahlarimizi kisa sureli erteliyor.
Birkac gun once degerli bi arkadasimdan bi zippo hediye geldi.Bu hediye arkadasimin gozumdeki degerini yaklasik bi 100 lira daha artirdi.Bunun yani sira sennheiser kulakliklarimi calip,Konya ucak biletini bana kitleyen arkadaslarimada kin tutamiyorum.Kotuluk gordugun kisinin yukunu uzarinda tutmak insana negatif enerji yukler.Bu sebeple maddi kavramlari dert etmenin hicbir anlami yok.Zaten birseyi dert edebilmek icin onun hayatinizda degeri olmasi gerekir.
Deger kavramlarini dusununce aklima amcam geldi.Cimrilik konusunda duayen birisi.Sirf mecbur kalip odemeli arama yaptigi icin damadini yerden yere vurup aylarca affetmemisti.Lise yillarimda pasomu kaybetmistim bi keresinde.Anahtarliginda sallanan 2 akbilden birisini vermemisti,aksama kadar evde oturmasina ve bunun harici otomobilide olmasina ragmen.Allah canlarini sagetsin.
Her insan kotudur.Kimi baskalarina,kimi kendisine yapar.Bazende baskalarinin verdigi zararin acisini kendisine zarar vererek cikarir.
Mutlu insan olabilmek mumkunmu acaba?Hepimiz omur boyu bir aciyi sirtimizda tasiyormuyuz?
Bu konuyu daha sonra yine tartisacagiz.Eda cikmazindan once su evi nasil yasanilabilir hale getirecegimizi bi dusunelim.Evebeynlerim evi terkedeli kac ay oldu hatirlamiyorum.O kadar dagildiki evimiz koltuklarda oturacak yer bile kalmadi, yataklarin ustude ne yazikki.Anlam veremedigim bir sekilde elbisedolaplarinin ici bombos.Gecen bi arkadisimi mac izlemek icin eve cagirdim.Ev daginik,kusura bakma abi dedim.Hic onemli degil kardesim dediysede daginiklik seviyesini gorunce bu lafini geri aldi.
Cumadan beri eve ugramiyorum.Birkac gonulluye yogun israrlari sonucu evi temizlemesi icin anahtar verdim.Birsistemci icin mirroring onemli bi kavram.Bizimkiler gelmeden ne kadar duzeltseler kardir.
Seninle aramizdaki problemi cozme girisimimi erteledikce baska sorunlarida tam anlamiyla cozemiyorum.Priority,buda cok onemli.
Engin geri don talepleri geldi bi kac gun once.Kararimi bugun itibariyle vermis bulunmaktayim.Geri donus olmayacak.Zaten insanlarada pek fazla guvenemiyorum.Boylesi her iki taraf icinde daha iyi.
Son calisma gununde kendi veda/vefa organizasyonuma katilamama gibi bir talihsizlik yasamistim.Fotografdada goruldugu gibi insanlar pasta icin beni beklemis ancak hastanede buyuttukleri bebekleri bu konuda ariza cikarmisti.
Saklibahcenin yerini tutmasada yabanci sermayeli bi cafe kesfettim Gokturkde.FTR nin kedilerinin aksine burada kopekler o kadar fazlaki.Bi starbucks var burda.Kuslar kekinize kahvenize atliyo.Kopekler mekanin ortasinda mevzu yapiyo.Ama o kadar tatlilarki.Onlarla dost olmaktan baska bi tercihinizde yok.Ceteler halinde geziyorlar.Henuz burdakilere teslim olmadim.FTR de bi emektar vardi.Kangal di sanirim.Alkollu oldugumuz bi gun korkudan hazirolda bekletmisti bizi.Ne dese yapacak kadar korkmustum.Benden asil bile demistim o psikolojoyle.
Hepsi su sehir efsaneleri yuzunden.Guvenliklerin bize dediklerine gore Alkol icin ozel egitim almislar mis.Yalan iste. Bu siralar en cok izledigim iki sey var,
Biri ofisin camindan disarda gordugum devasa Turk Bayragi, Digeri masamin uzerindeki kucuk fotografin.
Ugruna savasacim tek sey kaldi.Kendim icin seninle…