Masum değiliz, hiçbirimiz…

Bazen başlamak bir hatadır, bazen bitirememek, bazen yeni başlangıç yapmamaktır kusurumuz.

Ben böyle ufak tefek özeleştiriler yaparken karşımda oturan malum şahsın yaşamasının başlı başına bir hata olduğunu anladım.Abi ne güzel Dolunay var dedi. Ciddi misin lan dedim? Demek ondan benim bu akşamki karışık psikolojim diye düşündüm. Kafamı çevirip baktığımda Dolunay dediğinin Hilal Ay olduğunu gözlemledik. Genel kültürü olmayan insanlar tanırım, benimki de pekiyi sayılmaz hani S.Y. ile karşılaştırdığımda ama bu çocuğun durumu çok vasat.

Sonra içerdeki insanlara baktım.Ben sigara kullanıyordum bu sebeple dışardaydım.Alkolde olmayan bi mekandı.Alkolsüz canlı müzik gerçekten büyük bir eksiklik.Ama içerdekiler çay,kahve,soda,meşrubat içip deli gibi kendilerinden geçebilip mutlu olup hayattan zevk alabiliyorlardı.Düşündüm sonra.Bir eksiklik hissetmek için onun hayatına girmesi ve gitmesi gerekiyor. Alkol, sigara ve sen gibi sonradan hayatıma giren alışkanlıklarımın başlaması için birkaç kere tanışmanız gerekiyor bunlarla. İlk seferler hep acı oluyor zaten. Çok küçükken su diye babamın sek rakısını içmiştim yanlışlıkla. Zehir gibiydi. Alışkanlık dediğin tek seferde oluşmuyor işte.

…Ve birkaç anı daha geldi aklıma. Çocukluk dönemlerimde  tuhaf isteklerim olmuştu. Bi dönem kol saatim olmasını çok istemiştim. Babam ablamlara alırken yaşımdan dolayı beni pas geçmişti. Bir film izlerdim mesela. Televizyondaki oyuncunun kolunda kol saati var ve öyle bir mutsuz ki. Yada bir akrabamız geliyor mesela, çok  fena bir derdi var, adamın hayatı kaymış ama kolunda güzel bi kol saati var. Anlam veremezdim hiçbir zaman.  Benim sıkıntımı giderecek şey o adamda var ama buna rağmen mutsuz, ne garip diyordum. Ne kadar saçma durum….

Amcam gelmişti yıllar sonra. Oğlunun  ve kendi kolunda 2 tane Rolex. Özgürlüğü pek fazla sürmedi.Bir kaç defa daha görüştük,bana söz verdiği Rolex’i  teslim alamadan gazetelerden hapse girdiğini öğrendim. Çocukluğumda kavrayamadıklarımı yıllar sonra anlamaya başladım. Kol saati herşey değildi.Daha genellemek gerekirse sizin için mutsuzluk sebebi olan bir eksiklik başkaları için bir detay bile olamayacak kadar değersiz. O adamın özgürlüğü yoktu mesela. Bazı şeylerin değeri elinden alındığında daha iyi anlaşılıyor.

Benim özgürlüğümü de para karşılığı (satın almaya) almaya yeltenenler oldu. Ben bu sosyal hayat için kalifiye elemanım.Bilgisayar başına kapatamassınız beni.Yazık edemessiniz bana ki bunada izin vermem zaten.

İş bilincine sahip bir insana mesai saati kavramı koymak gericilikden başka bir şey değil.Bu yaşama stiline uygun insanlar tabiki bulabilirsiniz.Ama bir Newlife, bir FTR  de çalışmış biri için katlanılabilir bir durum değil tabiki.7/24 çalışması gereken bir sistemi emanet ettiğiniz bir adamı sabah kürt börekçi gibi tezgahının başında isterseniz o sistem akşam okullar kapanana kadar çalışır. Sonrasında ise riskli zaman dilimine girer.

Hiyerarşi üstlük/altlık kavramı değildir tam olarak.Askeriyede olsa bile iş yaşamında bunu uygulamak doğru bi yöntem değildir.Özellikle insan  beyinlerini kullanmak zorunda olduğunuz bir iş seçiminiz varsa.

Çünkü bu paradoksu iyi bellemek gerekir.İşe alacağınız tecrübeli bir sistemci ise zaten iş bilinci vardır ve belli evreleri geçmiştir.Bir insan bu yada bu seviyede bir işi yapabiliyorsa işini iyi yapıyordur.Nasıl yaptığı önemlide olmamalıdır.İnsandan verim almanın en etkili yolu onlara sorumluluk yüklemektir,iş yüklemek değil.

Hayat da her şey nasip kısmet derler ya. Doğru be abi. Son 3 akşamdır günde 1Lt. süt içiyorum. Markete  girdim ve akşamlık sütümü aldım. Eve gidecekken bi  şahıs kolumu tuttu ve evindeki WLAN problemini çözmemi rica etti. İşimi bitirip evden çıktığımda binaya girerken kapının önünde duran yavru kedi oradaydı yanında boş bi plastik tabakla. Ateş, Su Tahta(Kedi,Kap,SÜT) elementleri birleşmişti… Sonra binadan çıkarken ters yönde merdiven çıkan 3 çıtırla karşılaştım. Başımı öne eğip gözgöze gelmeden cool bi tavır sergilemek   amacım. İçlerinden biri merhaba çaktı yeni binadaki henüz yabancı komşularından birisi sanıp beni.Bu komşulara sahip olmak için bile eve fazladan para verilir aslında. To Do liste ekledim. İlgileneceğim canım sizinle. Sonra anladım Bahçelievler’de  son bi kaç ayda kiralar neden  bu kadar arttı. Ev Kirası + X ve Y isimli şahıslara komşu olma bedeli.

Yıkılmadan yıkılmaya fark var tabiki.Evden Fay hattı geçerse zararına patlar,böyle sert cisimler evde  kalırsa astronomik oranda olumlu patlar.

Zaman ne çabuk geçiyor.Aslında geçmiyor.Anlamsız ve değersizce. Yarın yine yeni işinin ilk gününü yaşayacak biri için çok geç bi saat.03:15…

Bi kaç techno daha.Yeeahhh…Discotech….

Where is the party? Party is here….

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s