23 August, 2013 00:54

Ilk kez gittigim mekana herzamankinden dedim ve garson patladi 🙂
Karsimdaki adam niye surekli bana bakip duruyor,anlamis degilim,sacim kisa ve sakallarim kendi icinde karmasa yaratacak kadar uzun…Birazdan masama meyva tabagi gonderirse olay cikaracagim…:)

Burasi tam bana gore.Bi kere ictigim alkolden bile %30 personel indirimim var.

Solumda bi kokos var.Buyuk ihtimalle malin teki ki yedigi ictigi seyin fotografini cekip gorgusuzce sosyal medyada paylasiyor.Bu paylasimlar olmasada olur ancak benim dunki yaptigim comezlik gibi ortak alan paylasimini file server uzerinde durdurursan dunya yerinden oynuyormus, Bu alkol ne guzel bi sey,
Insana ayemfilaying bile yazdirabiliyor…
Babamin ogluyum iste,iciyorum aslanlar gibi.Hep alimden zalim,zalimden alim benzetmesini yaparlardi ben ve babam hakkinda.Suan pekde alimlik bi yanim kalmadi baba.Sen bilgisayari pek iyi kullanamadigin icin,Samsun’daki adsl erisimin fatura odemekten ibaret oldugu icin bunlari rahatlikla yaziyorum.
Sen sigara icerdin,alkol kullanirdin,namaz kilmazdin ve hep bana bunlarin tersini yapmam icin ogutlerdin mesela.Bende cocuguma ayni nasihatlarda bulunacagim.
Seni hic aramasam bile cok ozluyorum.Bu kafayla ararsam seni cok sevdigimi soyleyebilirim,Sonrada gidip gizlice aglarsin buyuk ablamin evlendigi gun gibi.
Sen hayatta 2 defa agladin.Birisinde evimizi su basmisti,hic umrunda olmamisti ama ablamin okul kitaplari islandigi zaman dayanamamistin. Digeride yine ayni ablamin evlendigi gundu.

Suanda kendimi o kadar guclu hissediyorumki,ispanak yemis temel reis gibiyim.Ama dun sabah seni ruyamda gordum.Cok kilo almistin,VLC player gibi,safinaza benzer bi halin kalmamisti,buna ragmen seviyorum iste seni,
Sakin ha yanlis anlamayasin,sadece seviyorum.Bu sevgim umit yada istek barindirmiyor,sadece seviyorum.Belkide sensizligi,senin uzakta olmani ve kriterlerimin cok disinda olmani seviyorum,sensizligi istiyorum. Tanima ama unutma…

Ve ben seni elde etmek icin ugrasmayacagim.Kesfedilmisi kesfetmek yakismazki bana,
Sadece icimde yarattigin bu puruzu duzeltecegim.Icinde bulundugum bu sikinti nasil senin umrunda degilse,benim yapacagimla senin yasayacagin sikintida umrumda degil,

Basim cok agriyor ama olsun,bu seni dusunmekten cok daha iyidir,

Cok uykum geldi suan,burda bi yerde uyusam yillar once yaptigim gibi,sabah ise gelmeme gerek kalmaz.

#dirensort,eyleminizi destekliyorum 🙂

Kanka su kiz kim?bana bakip duruyo,cok guzel ama birazda hoduk gibi…

Bir ilan gordum,A2 ehliyetli,kendi motoru ile calisacak,ne kadar genis meshepli bi toplum olmusuz?

Gozlerim kisik ama seni gorebiliyorum
Ucuyorum,bu seferde kusbakisi goruyorum seni

Sen yanimda degilken hayat ne guzel.Simdi sen olsan mesela o igrenc brokiliyi yemek zorunda kalabilirdim

Yada o guzel kurabiyelerini tadabilirdim.

Basim catliyo,eve nasi gidicem bu saatde?metro bile kullanamam sanirim

Ama hatirliyorum,bi kere basarmistim.Yolda yuruyemeyecek durumda olup araba kullanabilmistim.
O kafayla gidip arabanin arka koltuguna oturup kontak anahtarini sokmaya calisiyordum.
Burasi neresi?Istiklalden ayrilali cok km gecti,herkes bayramlik kiyafetlerini giymis,buraya yatarken giydigim kirmizi tshortumle gelsem fark yaratirmiyim?

Su cebimde ki fiside yarin masraf olarak sirkete veriym bakalim,
Bi kac sene oncesinde harun abinin masraf formuna pavyon kapatma yazmasi gibi oldu bu 🙂

22 August, 2013 00:29

Dolunay onca parlaklığıyla tepemde.
Orada da hayat pek iyi gitmiyor anlaşılan. Ayda biri sigara içiyor, dumanları görülüyor buradan.

Çok zor bir gündü.
Dün ilan ettiğim gaiplik kararını iptal ettim bugün gelen bir e posta ile. Yaşıyordu,hemde olanca samimiyetiyle. Önce fotoğrafçı kız olarak tanımıştım onu,sonra şapkalı kız oldu adı,
Son ol arakta gizemli kız… Bizim olayımız bu zaten,senede bir plansızca görüşmek… Bugün görüşemesek de onca çalkantıya rağmen hala yaşayabildiğini duymak çok iyi bir haber.
Sahaflara gitmiştik bir keresinde.’Peyami Safa Yalnızız‘ ı bulmak için,Uçurtma Avcısını hediye etmişti bana da. İşte böyle başladı kitap okuma hikayem.

Bugün çok kotu bir sıkıntı yaşadım.File Server yetkilerini birbirine soktum..Felç oldu tüm kuruluş 45 dakika boyunca,onca mimar gözümün içine bakıyorlardı ne zaman düzelecek diye ve olabildiğinde psikolojik baskıya maruz kaldığımı hissettim.
Stres yönetimini çok iyi yapabilmek gerekiyor.Bugün bu konuda pek başarılı değildim. Elim ayağım titredi heyecandan. Talihsiz ama atraksiyon  dolu bir gündü.

Bu olay stresli iken trajik sistem felaketleri de yaşadığım oldu. Kan-alma Laboratuvar  network bağlantısı down oluyor.İnsanlar bizi linç edecek duruma gelmiş,sebebi de belli.Kan vermeye aç karnına gelinir.Ben durumu kurtarmak için koridorun ortasından bi kablo çekiyorum,sistem geçici olarak çalışıyor,sonra oradan emekli dayının biri provakatörlük yapıp insanları galeyana getiriyor,o kablo ordan geçer miymiş 🙂  B

Bazen aldığın aksiyon insanlara ters gelebilir. Bu onların iyiliği için olabilir ve bunu anlama kabiliyetine de sahip olamazlar.

Bu sabah 9:45 de gidebildim işime. Kendimi uyandırmaya kıyamadım,yüksek çözünürlükle çok net rüyalar gördüğümden, 7  gibi alarma uyanıp sonra tekrar yatmışım…

Küçükken her semtin bir güneşi var sanırdım. Arabayla giderken yol ilerledikçe Güneş kaybolmuyor sa demekti birden fazla vardı bundan, Sonra büyüdükçe Güneş’in bir tane olduğunu öğrendim,
…ve şimdilerde görüyorum ki  her insanın bir Güneşi varmış..

Güneş umut demekmiş.Her yeni sabah bir beklentiymiş, tabiki hayattan hala vazgeçmediyseniz.

Herkese  ikinci şans vermek lazım.

Çok uykum geldi,kapanıyor gözlerim,

Görüşürüz.

Off,şimdide bir çocuk gözümün önüne geldi,kağıt mendil satan,halüsinasyon . . .

21 August, 2013 01:34

Panik atak hastaligi vardir,hani su cok populer olan.Bende bunun ters belirtileri basladi.
Son bi haftadir,kapali mekanlarda biriyle kaldigim da(en cokda asansorde ) yuzune yumruklar savurasim geliyor.Bu kisinin tanidigim , bir yabanci yada cok sevdigim biri olmasida degistirmiyor durumu.Saldirmamak icin kendimi zor tutuyorum sebepsizce.

Bi sey daha.Kalabalik bi mekana girsem hemen senaryoyu kuruyorum kafamdan.Mekani inceliyorum.Yangin tupuyle birini indirsem,sonra su soda sisesini nereye vurup kirabilirim?Adamlar kalabalik,o zaman sirtimi duvara veririm.Boyle planlar yapiyorum kafamdan.

Insan psikolojisi cok komplike bi mimari.Bu ruh halinin nerden geldigini hic bilmiyorum mesela.Icimdeki bu vahsilik neden tetikleniyor?

Babam ogut verirdi surekli.Bir kavgada kazanmak istiyorsan ilk yumrugu sen at derdi.Bu ogutu cok fazla benimsemisim ki daha problem olmadan cozumunu hesapliyorum.

National Geographic Istanbul belgeselinden sonra turistlerin gozu acilmis.Kim ne zaman bize gecirecek diye tetikteler,haklilarda.Bugun bi turist Taksim’den taksiye binmedem israrla sordu.How much for Osmanbey?Taksicinin parayi kucumser tavriyla 45-50 demesinden sonra kacarak uzaklasti. Shit..! Cok delikanli bi makina.
Dun gece gozumu kapadim ve simsiyah giyimli bir adami down sendromlu kizini merdivenlerden yukari cikarirken gordum.Korktum ve gozumu actim hemen.Uykumun yeni yeni geldigi bu dakikalarda gozum kapandi ve ayni kizi arabanin altina girmeye calisirken gordum.Bilincalti degil,bi mesaj bu.Benimde bu yonde bi egilimim var.Yukselirken hep bir dibe vurma arzusu.

Suanki calisma seklim cok iyi,huzurlu ve action dolu olsada psikolojim cok farkli yonde ilerliyor.Bazen sirf aglayabilmek icin eksisozlukde Hayat Dair Ic Burkan Detaylar basligini okuyorum.Bi kac seneden beri okurum bu basliktaki yazilari,ne zaman aglayip rahatlamak istesem.Yeni odamda creative lerimi kurabilecegim bi ortam olsa bile sirketin temin ettigi devasa kulakliklar aratmiyor hic.Ama bi problem varki bende o kulakligi kullanacak kulak yok,bu yuzden tam hakkini veremiyorum buyuk olasilik.
Tarihe not dusecegim detaylarda oldu yeni yasamimda.Ilk ofise girip ilk gunaydinimi dedigimde bardaklari yikayan abla korkudan yerinden firladi.Aklindan ne geciyorsa?
Sonraki gun uykulu uykulu alt kat sekreterligin cicegini dusurdum.Halinin ustu toprak oldu full.Sonra oglen bi kafede cay bardagini dusurdum masaya,

Birazda simdiki zamandan bahsedeyim.Karnim cok acikti,useniyorum.Yarin erken kalkip saglam bi kahvaltiyla kendimi kendime affettireyim. Loopback…Localhost… 127.0.0.1

Seni kendime affettirme konusunuda dusunmedim degil.Bencil bir insan degilim,bilirsin.Zamani var,oncelik benim.

Umutmadan soliym.Oglenleri Istiklal’de herzamanki mekanimda iki gundur Best Fm roportajina yakalaniyorum,ilk gun isteksizce birseyler soyledim.Basarili olmusumki ikinci gun kacma sansim kalmadi…

Bu yazilarimi tehdit olarak algilayip kiziyorsunya,sasiriyorum.Birilerine zarar verme konusunda sen benden daha tehlikeliyken potansiyel tehlike neden ben oluyorum? Benlik Kavrami.Ahmed Hulusi.Bu yazinin sonuna eklenecek iyi bir kaynakti, Simdi uyuma vakti,

Bi bakarsın sabah olmuş, uyanırsın ve yıllar geçmiş…

Yanarsın ve uyanırsın. Anlamsızlıklar içinde savrulmuş ve yaşamaya devam etmişsin.

Hayat işte. Her zaman istediklerimizi vermiyor bize. Bazen çok kötü savrulduğumuzu düşündüğümüzde bile çok iyi duruma gelebiliyoruz.

Herkes hak ettiği hayatı istese de istemese de yaşıyor. Her dibe vurmak istediğimizde bazen bir şeyler oluyor ve kıyıda buluyoruz kendimizi. Buymuş hak ettiğimiz istediğimizden çok farklı olarak

Herkesin hayalleri kavuşmak üzerineyken ayrılmak, ayrılabilmek üzeri olmuş sevdamız. Ayrılabilmekmiş en büyük mutluluk. Bu mutluluğu tatmak için hep en değerli şeylere sahip olup sonra onlardan vazgeçme kararlarımızı almışız.

 Ben üzülebilirim. Sen bir bahanesindir ve bu benim kaderimde yazılıdır sen bir vesilesindir. Sonra seni üzebilirim. Buda senin kaderinde yazılıdır ve bu sefer ben sadece göstermelik bir vesileyimdir.

 

 ….devam edecek…

Masum değiliz, hiçbirimiz…

Bazen başlamak bir hatadır, bazen bitirememek, bazen yeni başlangıç yapmamaktır kusurumuz.

Ben böyle ufak tefek özeleştiriler yaparken karşımda oturan malum şahsın yaşamasının başlı başına bir hata olduğunu anladım.Abi ne güzel Dolunay var dedi. Ciddi misin lan dedim? Demek ondan benim bu akşamki karışık psikolojim diye düşündüm. Kafamı çevirip baktığımda Dolunay dediğinin Hilal Ay olduğunu gözlemledik. Genel kültürü olmayan insanlar tanırım, benimki de pekiyi sayılmaz hani S.Y. ile karşılaştırdığımda ama bu çocuğun durumu çok vasat.

Sonra içerdeki insanlara baktım.Ben sigara kullanıyordum bu sebeple dışardaydım.Alkolde olmayan bi mekandı.Alkolsüz canlı müzik gerçekten büyük bir eksiklik.Ama içerdekiler çay,kahve,soda,meşrubat içip deli gibi kendilerinden geçebilip mutlu olup hayattan zevk alabiliyorlardı.Düşündüm sonra.Bir eksiklik hissetmek için onun hayatına girmesi ve gitmesi gerekiyor. Alkol, sigara ve sen gibi sonradan hayatıma giren alışkanlıklarımın başlaması için birkaç kere tanışmanız gerekiyor bunlarla. İlk seferler hep acı oluyor zaten. Çok küçükken su diye babamın sek rakısını içmiştim yanlışlıkla. Zehir gibiydi. Alışkanlık dediğin tek seferde oluşmuyor işte.

…Ve birkaç anı daha geldi aklıma. Çocukluk dönemlerimde  tuhaf isteklerim olmuştu. Bi dönem kol saatim olmasını çok istemiştim. Babam ablamlara alırken yaşımdan dolayı beni pas geçmişti. Bir film izlerdim mesela. Televizyondaki oyuncunun kolunda kol saati var ve öyle bir mutsuz ki. Yada bir akrabamız geliyor mesela, çok  fena bir derdi var, adamın hayatı kaymış ama kolunda güzel bi kol saati var. Anlam veremezdim hiçbir zaman.  Benim sıkıntımı giderecek şey o adamda var ama buna rağmen mutsuz, ne garip diyordum. Ne kadar saçma durum….

Amcam gelmişti yıllar sonra. Oğlunun  ve kendi kolunda 2 tane Rolex. Özgürlüğü pek fazla sürmedi.Bir kaç defa daha görüştük,bana söz verdiği Rolex’i  teslim alamadan gazetelerden hapse girdiğini öğrendim. Çocukluğumda kavrayamadıklarımı yıllar sonra anlamaya başladım. Kol saati herşey değildi.Daha genellemek gerekirse sizin için mutsuzluk sebebi olan bir eksiklik başkaları için bir detay bile olamayacak kadar değersiz. O adamın özgürlüğü yoktu mesela. Bazı şeylerin değeri elinden alındığında daha iyi anlaşılıyor.

Benim özgürlüğümü de para karşılığı (satın almaya) almaya yeltenenler oldu. Ben bu sosyal hayat için kalifiye elemanım.Bilgisayar başına kapatamassınız beni.Yazık edemessiniz bana ki bunada izin vermem zaten.

İş bilincine sahip bir insana mesai saati kavramı koymak gericilikden başka bir şey değil.Bu yaşama stiline uygun insanlar tabiki bulabilirsiniz.Ama bir Newlife, bir FTR  de çalışmış biri için katlanılabilir bir durum değil tabiki.7/24 çalışması gereken bir sistemi emanet ettiğiniz bir adamı sabah kürt börekçi gibi tezgahının başında isterseniz o sistem akşam okullar kapanana kadar çalışır. Sonrasında ise riskli zaman dilimine girer.

Hiyerarşi üstlük/altlık kavramı değildir tam olarak.Askeriyede olsa bile iş yaşamında bunu uygulamak doğru bi yöntem değildir.Özellikle insan  beyinlerini kullanmak zorunda olduğunuz bir iş seçiminiz varsa.

Çünkü bu paradoksu iyi bellemek gerekir.İşe alacağınız tecrübeli bir sistemci ise zaten iş bilinci vardır ve belli evreleri geçmiştir.Bir insan bu yada bu seviyede bir işi yapabiliyorsa işini iyi yapıyordur.Nasıl yaptığı önemlide olmamalıdır.İnsandan verim almanın en etkili yolu onlara sorumluluk yüklemektir,iş yüklemek değil.

Hayat da her şey nasip kısmet derler ya. Doğru be abi. Son 3 akşamdır günde 1Lt. süt içiyorum. Markete  girdim ve akşamlık sütümü aldım. Eve gidecekken bi  şahıs kolumu tuttu ve evindeki WLAN problemini çözmemi rica etti. İşimi bitirip evden çıktığımda binaya girerken kapının önünde duran yavru kedi oradaydı yanında boş bi plastik tabakla. Ateş, Su Tahta(Kedi,Kap,SÜT) elementleri birleşmişti… Sonra binadan çıkarken ters yönde merdiven çıkan 3 çıtırla karşılaştım. Başımı öne eğip gözgöze gelmeden cool bi tavır sergilemek   amacım. İçlerinden biri merhaba çaktı yeni binadaki henüz yabancı komşularından birisi sanıp beni.Bu komşulara sahip olmak için bile eve fazladan para verilir aslında. To Do liste ekledim. İlgileneceğim canım sizinle. Sonra anladım Bahçelievler’de  son bi kaç ayda kiralar neden  bu kadar arttı. Ev Kirası + X ve Y isimli şahıslara komşu olma bedeli.

Yıkılmadan yıkılmaya fark var tabiki.Evden Fay hattı geçerse zararına patlar,böyle sert cisimler evde  kalırsa astronomik oranda olumlu patlar.

Zaman ne çabuk geçiyor.Aslında geçmiyor.Anlamsız ve değersizce. Yarın yine yeni işinin ilk gününü yaşayacak biri için çok geç bi saat.03:15…

Bi kaç techno daha.Yeeahhh…Discotech….

Where is the party? Party is here….

12 August, 2013 01:00

14:00…
Bugunden itibaren 60 gun boyunca evde yalniz olacagim.
Ilk once logitech leri kutusundan cikardim,ufak bi tamirat isi vardi onu hallettim.Senkron’dan kalan Aynali Disko topunuda bulup salonun ortasina astikmi tamamdir.
Farkli bi bayram gecirdim yine.Ufacik yegenim dayi sana harclik veriym diyip para uzatti,sacma bi refleksle aldim.Bi gun sonra aklim basima geldide telafisini gerceklestirdim.Tekirdag’da bi kir dugunune gittik sonra.Erdinc abinin dugunu kadar olmasada guzeldi.
Saat suanda 01:27.Karnim acikti ve ben bu durumu hic hesaplamamistim.Dolayisiyla bi planimda yok,ac karnina herseyde anlamsiz.Mutfaga girip,hazir yemegi bile servis yapamayan biri olarak bi cozum bulmam gerek.Bi bardak cola,bi kacda kahvaltilik.Bu aksamlik idare eder durumu.
Dun aksamda ilginc olaylar geldi basima.Bi kafeye girdim.Burdaki insanlarin basina tas yagmis sanki.Herkes olmus,sadece taslar hayatta ve nesillerini devam ettirmek icin erkek arayisina girmisler gibi hissettim.Once bakti birisi,kotuye yormadim,sonra kafasini cevirip bakmaya basladi.Sukunetimi koruyup,kahvemi bitirince mekani terkettim.Kiz psikolojisini iyi tanirim.Once is olurlar.Sen operasyona cikip naber diyince” uff sanane be slk” derler ;)….Benim hic basima gelmedi cunku fizibilite herseyden once gelir.Bi kiza direk yazarsaniz basarisiz olma riskiniz var,ama yoklama cekerseniz,ortam maca musaitmi diye bi bakarsaniz saglam durusunuzdan odun vermemis ve bazen 5 paralik insanlarada kendinize laf soyletmemis olursunuz. Aslinda blog konusu Sevgi Eylem Gerektirir idi.Bi sonraki yaziya kalsin artik.

4 August, 2013 17:09

Benim mutsuz olmam sana bir şey kazandırmayacağı gibi,mutlu olmam da bir şey kazandırmaz. Empati kurduğumuzda insanları anlamak çok daha kolay.Bu eylemsizliğin nedeni tam olarak bu.

…ve sen kendini düşünmezsen hiç kimse seni düşünmez. Herkez bakar kendi hayatına.

Bir sistem çöker,bunun için sistemciler vardır,birsistemcinin çökmesi durumunda yapılacak müdahale konusunda yetişmiş kalifiye insan mevcut değil.İnsanların geneline hizmet eden terapiler özel insanlar için pek fayda etmiyor.

Bazı meslekler boşu boşuna türemiştir.Mesela bi psikiatr.Cipralex yazmaktan başka ne yapar merak ediyorum.Yazar cipralexi,bi yeri yaparken diğerini bozar.Onların mantığına göre aşk cinsellikden doğar.Cinsel dürtüleri bir hap ile yokettiğinde Aşk’tan varolmuş sıkıntılarda kalkar….:)

En büyük hatamız kızgın olduğumuzda söylediğimiz sözler ve uyguladiğımız eylemler. İnsan neden kizar?Çocukluğumuzu düşünürsek,sahip olunan bir şey elimizden gittiğinde,istediğimiz bir şeye ulaşamadığımız da yada sevdiğimiz bizden uzaklaştığında(babamızın işe gitmek için evden çıkması gibi) üzülürüz.Demek ki içgüdüsel bir durum

Bu kızgınlık bazen hiç olmadığımız kadar farklı birine dönüştürebiliyor bizi.
Babamın bir lafı vardi..‘Ben üzüldüğüm zaman,karşımdakinin ne kadar üzeleceğini hesaplamam’ derdi.Bende bazen babama benzeyip hesaplayamıyorum,limitleri aşıyorum,zarar vermesem de istemeden tedirgin edebiliyorum.

Çok ufak hareketler sinirlendiriyor bazen.Abi whatsapp’dan engellemekte nedir?bu son cümlem diyen birine yapılırmıydı ki bu?

Hep bu ufak hareketler kışkırtıyor işte.

Samimi onca laftan sonra hiç yakışmadı bu…