31 July, 2013 09:25

Alkol gibi degil,bu cok farkli…
Yasadigim olay 2 gun sonra blog(E)da.Zamaninda yazmak imkansizda zaten.
Ilk once tepki verme fonksiyonunuzu yitiriyorsunuz,mal oluyorsunuz tam anlamiyla.Komik bi video actik,aklimiza geldi.Kolpacino Cuma cikisi sahnesiydi sanirim.Burdan sonra film koptu bende.Videoda bi cinlama sesi duyuldu.Ben beynimin taa icinden geldigini hissettigim icin sordum ozellikle.Bu cinlama tetikledi herseyi.
Sonra kafamin icinde fiziksel degisimler hissettim.Hic bu kadar derinden bi bas agrisi hissetmemistimki zaten basimda agrimazdi pek.Beynimin sol ve sag taraflarinin yer degistirdigini hissettim.Allah’im bu ne buyuk bi acidir.
Herkez guluyordu bilgisayara bakip,ben hissedemiyordum hicbirsey.Tum sesler kisildi iyice.Duymak icin gayret etsemde nafile…
Vucudumda,damarlarimda yabanci bi cisim dolasiyor gibiydi.Dizlerimin tutmadigini hissettim.Ayaklarim beni tasiyamayacak kadar gucsuzdu ve balyozla dizlerime vuruyorlardi sanki.
Yuzumu yikadim defalarca,cok fazlada fayda etmedi.Basimi masaya koydum ve uyuyakaldim.45 dakika kadar uyumusum.Saat 03:14 olmustu.Uyandigimda hala kendimde degildim,biraz daha iyiydim.Sanki 45 dk. degilde 14 saat uyumusum gibi hissettim. Hersey hizli hizli geciyordu gozumun onunden.Yillar once ne olduysa hayatimin icindeki unuttugumu dusundugum birsuru olay gecti perde perde.Rafda buldugum kolonyayi aldim,yuzume bocaladim.Bu cok iyi geldi.
Ses duyum normale donmustu,gulme/aglama mantigimda yerliyerine gelmis cok mutlu bir insandim artik.Sonra ‘Keske bende senin kafani yasabilsem’ dedi ustad.
Bu her neyse insani bambaska bir insana cevirebiliyor.Ciktik evden,yuruduk biraz.Cenemin hic bu kadar dustugunu hatirlamiyorum.O kadar cok gereksiz konusuyordumki.Farkina varip engel olamiyordum kendime.Erdem’in ayik halini dusunun iste.Neseliydim ama,yetmezmiydi bu?Su gulusum icin feda ettigim neler olmadiki.Senin icinde gulusumu feda etmistim,anla iste degerini.
Eve girdim,artik iyi hissedebiliyordum.26 senenin tum sorumlulugu kalkmisti uzerimden.Bombos bi kafa.Insan baska ne isterki?Sortumu giydim ve balkona gectim.Sabah farkettimki gun icindeki tsortumle uyumusum.Daha sonra ruya gibi degil,cok daha gercekci bir suru sey yasadim.Sabah uyandigimda hemen telefonu aldim ve kontrol ettim,sana birseyler yazip yazmadigimi.Neyse ki masumca uyumusum,satasmadan sana.
Erdemede(isimden sonra tirnak isareti koyacak kadar degerli hissetmedim) hep takiliyorum yazilarimda.Gecen gun soyledigi bi cumle bi garip yapti icimi.
Kiziyormuydun icinden bana dedim?Hic calismiyordum cunku,mudurlugu benimsemistim tam olarak.Kendinden beklenemeyecek bi cevap verdi.
‘Baba gibiydin,golgen bile yetiyordu.Seni oyle kabullenmistik ve tum isi zaten seve seve yapiyordum sen varken.O masada durup,danisdigimda bana fikir vermen bile yetiyordu.Arkamdan boyle iyi seyler dusunulmesi gercekten cok mutlu ediyor beni.Burdanda ufak bi ders cikarilmasi gerekiyor ki saygi kazanmak icin illa cool biri olmaniz gerekmiyor.Icden,samimi olmak herseyi kolaylastirir.

IMG-20130728-00066

Eger yasiyorsak tek sebebi var,
Hayattan beklentilerimizi tam olarak gerceklestirememisiz demektir.
Yasami bitirmek geliyorsa aklimiza iki sebep.Yasam hedefimiz ya gerceklesmis,yada gerceklesemeyecek kadar imkansiza donusmus demektir.Kollektif sirketlerdede boyleydi sanirim.Sirket amacina ulasmissa yada ulasmasi imkansiz olmussa kapanabiliyordu.Ama insan hayatini ele alirsak ve yasama hedefiyle bagdastirip,zarar ediyorsak kapatalim abi mantigiyla yasama son vermenin tek aciklanabilir sebebi maneviyat eksikligidir.Aslinda hayattaki mutsuzluklarin temel sebebi bu,baska hicbirsey degil.Kusursuz Allah yerine,kusurlu kullarini sevmeye calisip sonrada uzuluyoruz.Gercek hayattan ornek vermek gerekirse kac sene once odu bilmiyorum,Fiat/Ferrari grubundaki intihar gibi.Hayatta yapcak bisey kalmayinca,mesaisini tamamlamis bir calisan gibi dunyayi terketmek normal gorunuyor,
Ama ben bu duruma gelsem,hayattan beklentilerimin,yasam hedefimin hepsini gerceklestirsem bile cekip gitmem.Bos bos,mal gibi kalirim dunyada.Gider emekli adam olurum,yeni yapilan insaatlari izlerim,temel atmasindan dis cephe kaplamasina kadar.Kahvede yanci olurum,is mi yok lan bana.Issizlik en keyifli is,bunu herkes bilir.Ama senin yasamanin anlami yok,gercekten bak,ne gerek var?Hem bu dunya yasamin sonu degilki,daha obur level a geciceksin,ne bekliyorsun?Erken davranabilirsin.
Gecen gun evde isler kesatti.Ben hastanede,kardesim herzamanki gibi Ozkanlarda kalmaya karar verdigi aksam,evi kapatmayi ciddi ciddi dusundum.Hic musteri yoktu ve acik kalmasinin sebebi yoktu.Yarini dusununce kapatmakdan vazgectik.
National Geographic gorunce bi guzel oluyo psikolojim.Ne guzelde yakismisti makam odama.Hersey yerinde guzel,evdeki dolabimda eskisi kadar sik durmadi,
Gozlerim kapanmaya calisiyor,inatla yazimi bitirmeye calisiyorum.Anlatacak cok sey var,ben bitmeden bitmez bu hikaye.Ruyamda kardesini gordum,bi tuhafdi,boyle sacma sacma,soft konusuyo.Sonra seni gordum,sikica sarildim.Balkonda yastigima sarilip ruzgarda uyuyunca oluyor demekki.
Yastiga sarilip uyuyanlar hep uzakta birilerinin ozlemini cekerlermis.Seni tanimadan oncede boyle yatardim ama ben.Sen yokken hala seni ozluyorsam,seni tanimadan oncede taniyormusum demekki.Gelde cik simdi bu celiskiden, Okumadan gonderiyorum,Allah sonumuzu hayretsin.

27 July, 2013 23:19

Saglam bir operasyondan daha alnimizin akiyla cikmis bulunuyoruz.Bugunku calismamizda test ettigimiz uzere Hyper-V cok kotu birsekilde yamuldu.Herseyi yapan bir MS zihniyetinden basarili olmasi beklenemez zaten.Sonuc olarak ittire ittire calistirdik.
Cumartesi gunu erken saatde kalkip evden cikinca piknige gidiyormus gibi hissettim kendimi.Gercek calisma hayatina alisamadim henuz.Hala kendi duzenimi kurmada kararliyim.Ama seni unutmayada kararliysam siradanliga alismam lazim.
Hayat hep boyle tuhaf.Birseyi aramasan surekli ayagina dolasir,ihtiyacin olani goremessin,arasanda bulamassin.Dun aksam N.A(24) ve bu aksam B.T(21) ile karsilastim. Ama icimde en ufak bi kipirdama bile olmadi.Ayni asansore farkli katlarda binme talihsizligini yasadim.Napiym abi,zamani gecmis bi teknolojiyi.LPT1 kablosu gormus gibi hissettim kendimi.Eski teknoloji sonuc olarak.Suanki Engin’e olmaz…Hem manyakmiyim ben,Peynir le konusulurmu?Aaaa naber dedi.This is not your business dedim icimden Prison Break dan alinti yapip.
Su Ramazan aylarindaki tilsim gercekten cok sasirtici.Oruc tutmadigim halde her insan gibi bende ac kaliyorum bu siralar.Hadimkoy de idik bugun.Bahsecesehir’den sonra ugradik.Dag basinda bi fabrika.Mahsur kaldik resmen isimiz bitene kadar,cok karnim acikti,aksam iftar vaktine kadarda birseyler yemeye olmadi firsatim.Azda olsa sevap kazanmisimdir bugun 🙂 ..
Iki elimi alip basimi arasina koydugum zaman yanimda sen oluyorsun.Aklim sana kayip,suratim asiliyor.Yalniz hissetmiyorum kendimi.Sadece kendimde olmadigimi hissediyorum.Seninleyim,yanindayim.Ortaliklarda yalniz biraktigim sadece bedenim.Bazende gulecek birseyler buluyorum.Mutlu oldugum zamanlarda sana,davamiza ihanet ettigimi dusunuyorum,yine buruklasiyor mutlulugum.
Sende bi tuhaf oldun bu siralar.Liseli gibi tek kolla fotograf cekmeler falan 🙂

IMG-20130724-00062

Insanin nesesi kaybolmayagorsun,herseyi zincirleme kayip gidiyor elinden. Yeniden hersey duzelebilirmi?Bence bu cok komik..:)
Bazi kayiplarin geri donusu imkansiz.Bad sectorlu bi HDD gibi.Onu yasama dondurmenin tek yolu arizali kismi fdisk ile kesip atmak.Buda kapasite kuculmesine neden oluyor.
Hala fark yaratabiliyorum isimde.Bugun daha ilk haftamda hafiza kaybi yasayip sunucuya verdigim sifreyi unuttum.Hemen sonrasinda pratik bi sekilde sovumu yaparak resetledim.Buda cache dir diye dusunuyorum.Bu basarilarin hepsi cache.Fazla uzun surmeyecek.
Ordan oraya surukleyip duruyorum kendimi surekli.Bir cozum ariyorum problem analizi yapmadan.Duzeltmeye calisiyorum sorunun ne oldugunu bilmeden. Senin yuzunden iste…Kaybettigim hersey senin yuzunden.
Senin cikolata kirizin gibi benimde tatli krizlerim tutuyor.Eve nasil geldigimi bilemeden Gungor de buluyorum kendimi.Herzamankinden bile demiyorum,default olarak fincan cay geliyor,birazda herzamanki tatlilardan.Bu seklimi bozmamak icin canim soguk birseyler icmek istese bile soylemiyorum.
Bugun biri geldi mesela,Gungor un balkonundayken ben.C blok nerde diye sordu.Biri benimle sakami yapiyor dedim.O defteri kapatmistim oysaki.E5 den gir,carefourun ordan yukari cik diyesim geldi.Gerizekali Medya Center C blok arayisi icindeymis.
Sorumluluk duygusundan o kadar kacar oldumki.Basibos kalmak istiyorum.Seni cezalandirdigimi dusunup kendimi bitiriyorum.Gecen bir arkadasim otobuscuye kizip ortakoyden karakoye kadar yurumus.Soforun umrunda bile olmamistir bence.Benim durumumda bundan farksiz.Umrundamiyim?Soylesene.
Elini tutamadigim her gecen gun biraz daha sikiliyor canim.Bosver diyemiyorum.Ben seni unutmak icin seninle alakasiz yollarda omrumu bitiriyorum.Omur aslinda pekde kisa degil.Ama yasadigimiz bu yaslar en degerli zamani. Hayal kurmayi sevmezdim ben.Keske hep oyle kalsaydim.
…Ve simdide gercek dunyayi,gercek yasami sevemez ololdum.oldum.Sabah ise gitmek istemiyorum,aksam eve gelmek.
Birgun dolacak tum limitler.Sonu gelecek herseyin.Tamam artik diyecegim,bitti bu kadar yeter.

Sabah uyandir beni,yarin erken gideyim.Yada biri gelsin,uyandirsin beni bu ruyadan.Bitti desin,gitti o.

Off.Yine cok ozledim.

Mutluluk her zaman Aşktan ibaret değildir,

Ferahlarsın,kafayı dağıtırsın,ama hiç unutamazsın…(Sadece Bu Satır Leyla ile Mecnun’dan alındı.)

Bazen esen bi rüzgar(özellikle de yaz aylarında),bazen ufak bir çocukla  evde futbol oynama(Enes’le oynadığım her oyunda kaybediyorum,silahlı oyunlarda o hiç ölmüyor,çok mızıkçı),bazen hayır işleri(bedava format atmak,yada daha az sevap kazanıp recoveryden geri dönmek) insanı mutlu etmeye yetiyor.Yine insan doğasından gelen bencillik sahnede.İnsan kendi mutluluğu için iyilik yapıyor.

Halk arasında Format Atmak diye geçen bi terim var.Bana gelen bilgisayara format atıp adamın eline versem mal mal siyah ekrana bakıp,please reboot and select proper boot device or insert boot media yazısını okur durur.Aynı dili konuşmuyoruz aslında.Zeka ve tecrübelerimizle karşımızdaki kişinin bilgi eksikliğini tamamlıyoruz.

Yaşadığımız her gün bize bir şeyleri daha öğretiyor.Özgürlüğün tadını öğrendim bugün.Lord gibi işe geldiğimde,sanırım saat 11 sıralarıydı. ADSM önünde cezaevi aracından kelepçeleriyle inen 2 kadın mahkum gördüm.Bina içine girdikleri 2 dakikalık süre içinde çaresizce özgürlük depolamaya çalışıp heyecan ve kaybetmişliğin karışımını yaşadıklarını hissettim.Bu sıralar gerekli her işten elimi ayağımı çektiğim için gözlem yapabilme yeteneğimin geliştiğini söyleyebilirim.

Abi söylemicem,yüklenmicem diyorum şu çocuğa ama izin vermiyor.Burda ışıkları kapatıp blog yazmaya çalışırken internet yavaş,swtichlerde sorunmu var diyip durdu.Sorun olsa nolcak,sen elini atınca daha fena bozucaksın.Ben zaten şafak sayıyorum,dokunmam.

Aslında biliyorum,belkide benim için çok küçük bi problem burda çözdüğüm karmaşaları düşündükçe.Kafamda bi ikame yapıyorum.İki seçeneğim var.Ya youtube.com biraz müzik dinleyeceğim,yada switche http ile erişip probleme bakacağım.Ben herzamanki gibi eğlenceli olanı seçip video,film v.s. takıldım.Hem baksam ne olacak.Biliyorum ortada sorun,problem falan yok.Ortalığı karıştırıp duruyorsun sadece.

…ve birkaç aydan beri probleme ilk geldiği anda müdahale etme huyumu bıraktım.Eskiden loglara bakıp daha sorun olmadan çözerdim.Tamam diyip kapatırım telefonu,önemli yada acil ise zaten mecbur 2. kez beni arayacak,gidecek başka kapısı yok ki son kullanıcıların.Rekabetin olmadığı yerde öter borumuz…

Bu huyumu özel hayatımdaki freelance işlerde de yapmaya başladım.Dün randevulaş tığım bi adam bi kaç saat beklemiş,güç bela telefonuna cevap verdim.Neden gelmediğimi soruncada rahat bi şekilde benim işim belli olmaz,yoğunum,sonra bakarız diyebildim.Bazen çok acımasız olabiliyorum.Özellikle de şu Lonati,Sangiacomo,Matec,Colosio konularında.Bu işi yapan nadir insanlardan biri olunca istediğim gibi oynuyorum insanlarla.Benden vazgeçmelerini ve rahat bırakmalarını istiyorum.

Kaybedecek bir şeyi olmayan insan üzerinde risk taşımaz.En korktuğum şey demek ti kaybedeceğim birşey yok ve en korktuğum insanlardı kaybedecek birşeyi olmayanlar…

Bugün farkettim bende bu durumdaydım.Neden değerlendirmeyeyim ki?

Mutluluğun fotoğrafını çekemedim yanımda sen olmadığın için ama haneye tecavüzü gerçekleştirip fotoğraflarını çektim.Eskiden olsa etme bulma dünyası idi ama bugün bu imkansızdı.Monitörün fişini çıkarırdım,ertesi sabah karşılığını alırdım.Masayı dağıtırdım,daha beterini görürdüm.Benimle uğraşma,intikamım kötü olur derdi ve yapardıda. Bak artık herşey bitti.Yaptığımın karşılığı  olarak talan edebileceğin bir odam yok.

IMG-20130717-00052

IMG-20130717-00051 IMG-20130717-00050

Aslında biliyormusun ben gerçek bir analistim.Yakın geleceği görebiliyorum.

Newlife’da koridora gelen iki kişinin birbirlerini göremeyeceği açıları hesaplayıp,hızlarını da planlayıp,bunlar birazdan çarpışıcak diyip çarpıştıklarında oley be diyordum.İyi iş çıkardın Engin.Bu akşamda uzun zamandan beri semtte olmadığımdan birileri görüp kitlemesin diye arkadan dolaşıp eve girmeye çalıştım.Islık çaldı,neyseki problemli insanlar değildi.Eve gidip yatmayı düşünürken birden kendimi İstanbul turu yaparken buldum.Bunu analiz edemesemde yaklaşmıştım.Sonra yolda saçma saçma giden bi kadının kaza yapmak için 10 saniyesi kaldığını tahmin ettim.Buda tuttu.

Son olarak ta Seni unutamayacağımı anlamıştım.Bu bi analiz sayılmazdı,çok üzmüştün beni,öngörülen birşey di.

Her hayırda bir şer var ise Senden ayrılmamın hayrı içindeki Şer sendin…

Uykum geldi,hemen yatmam lazım.Yarın 13:00’da işe gitmem lazım.Kim kalkıcak o saatde?

Aslında unutmuşum yarın Eski müdürümün ziyarete geleceğini.13:00 olmaz.9:45 iyidir.

Şişme bebeklerle klip çekme modasına anlam veremezken, içindeki ince mesajı yeni yeni çözer oldum.İnsan birini sevmeye dursun.Sevdiği kadından sonraki kişiler birer duygusuz plastikten pekte farklı olmuyor.

Sevginin Aşk’dan büyük olduğunu düşünme yanlışımı az önce vikipedia vasıtasıyla   düzeltmiş bulunmaktayım.Meğersem Aşk bir başka varlığa karşı duyulan derin sevgiden ibaretmiş.Yani Aşk yokmuş,sevgi varmış.

Sevgi hep varmış.Aşk sadece bir icat.İşin derinine inip, anne sevgisini ele alırsak;Bebek  dünyaya geldiğinde anne sütü (Prolaktin) ile birleşen Oksitosin hormonu evlat sevgisini yaratırmış.İyiki bu hormon varmış.Eğer olmasaydı ortalıkda bir sürü başıboş gezen evlat görmek olasıydı.Düşünsenize çocuk kara kuru,hödük gibi doğuyor.Arada bu bağ olmasa senelerce birlikte yaşamaları imkansız gibi.Bu hormonun salgılanmasıyla anne aslında çocuğunu değilde kendini,kendinden bir parçayı seviyor.Bu yüzden anne sevgisi karşılıksızdır,karşılığı olması zaten imkansızdır.Bizim annemizi sevdiğimizi sandığımız sadece bir saygı,bir vefa duygusundan ibaretdir.

Sevgi her zaman bencilliktendir,insanlar kendini sever ve kendini mutlu edecek kişiyi yanında ister.Bu yüzdendir ki her insan kendini isteyeni değil,istediği kişiyi tercih eder.Bunu bende yaptım(seni seçtim pi-kaç-hu),sende yaptın,birden çok insanı denedin.Bu başka bir şey tabiki. Ben aşıktım,sen şıpsevdi.Sonuç olarak ortada bir sürü mutsuz insan kalabalığı oluşturduk.

Sevgi olmasaydı bir sürü yalnız insan dolanırdı ortalıklarda.Çirkin kızlar hep başıboş gezerlerdi. Neyse ki var ki,kapasitif rolü oynayıp,eksiklikleri tolerans edebiliyor.Kör ediyor gözünü,her şeyini güzel görüyorsun aşık olduğun varlığın.

Ayrılık kötü bi şeymiş.defalarca yaşadım seninle.Bundan daha kötüsü son kez ayrılmakmış. Bir daha hiç göremeyecek,dokunamayacak,sesini duyamayacak ve kavga edemeyecek olmak.

Ben sitemimi kime edeceğim.Kimse hak vermez ki. Çünkü ben hariç herkes üzülecek bir-şey olmadığını düşünüyor.Aslında bende öyle düşünüp,sonra saatlerce mal mal seni düşünüyorum.Canım acıyor ve sen bunu anlamıyorsun,anlasan bile umursamıyorsun.

İçimdeki öfke her geçen gün büyüyor,ama bilemiyorum hala gerçekten. Özlem mi,nefret mi emin olamıyorum.

Geçen gün boğazına sigaradan dolayı delik açılan bir adamı sigara içerken gördüm ve o an tekrar anladım.Bana verdiğin zararın şiddetinin önemi yok.Ben bu yolu seçtim.Sen olmasan bi başkası olacaktı belkide.Sana anlam yükleyen, herşeyim,değerlim yapan,sensiz bir hayatı anlamsızlaştıran bendim…Seni tanımadan önce sende benim için bir hiçtin.

Aramızda bu duygu olmasaydı belkide diğer kızlardan kaçtığım gibi(Carefour’daki numaramı isteyen Hatun ve Bahriyeli Rock) senden de kaçacaktım.Carefour demişken birde işini özel hayatıyla karıştıran  kasiyer var.Lavaza’da   arkadaşımla birşeyler içerken gördüğü ertesi günü kıskançlık krizleri tutup bana diğer kasa boş beyefendi dedi.(sanki onun özel kasasıyla ilgileniyoruz:)Bugünde satın aldığım kitabı dakikalarca inceleyip iş yavaşlatma eylemi yaparak beni birkaç dakika kasaya kitledi.Gideceğimi oda anladı demek ki.

Az önce bi tane dorex kaçadır? diye bi soru yöneltildi bana.Kimin dediğini beni yakından tanıyanlar hemen anlayacaktır.Ne demek istediğini anladım.bir markadan bahsetmeye çalışıyordu.Tüm stokları mıda ben tatildeyken anlamsız,saçmasapan eylemlerle tek başına(en büyük saçmalık burda) tüketmişde zaten.Büyük ihtimalle dayısının evindeki kozmik odada yaptı bunu.

Yazımın ortalarında da bahsettiğim gibi iyi ki anne sevgisi var.Yoksa bu çocuğu kim ne yapsın,evinde barındırsın,heleki onun gibi 14 kardeşin yerlerde yattığını,bollukdan geçilmediğini düşünürsek.Gece evine gittiğimizde yerde yatan çocuklara basa basa geçtiğim hayal meyal aklımda.Problemde etmedi gerçi.Abi bizde bunlardan birsürü var,birşey olmaz demişti..:)..Belkide anne babası evde bi ses olsun diye düşündü,duası tam anlamıyla yerini bulduki onun olduğu ortamda gürültü kirliliği had safhada.

Annelerin duası tutuyor gerçekten.Abim öldükten sonra erkek çocuk için çok dua etmiş annem.sürekli söyler,sen doğduğunda dünyalar benim oldu,gözüm gerçekten hiçbirşeyi görmedi diye.Şimdi ise evin sınırları içine ayakkabıyla girdiğimde terlikle vuruyor acımadan,çok karmakarışık bir çelişki.

Çok özen gösterilen şeyler hep problemli oluyor.Bana gösterilen aşırı ilgi 4.5 yaşımda hastanede yatmama sebep oldu.Çok ilginçdir ki o dönemden birçok şey hala hafızalarımda.Hiç yemek yemeyen,hiç acıkmayan biriymişim.Annemin 2. duası gelmiş 4 sene sonra.Allah’ım nolur acıktım diyen bir çocuğum olsun demiş.Kardeşimde masada yemek yerken bile Anne acıktım diyebiliyor.

Bugün babamın en çok kızdığı 3 şeyden birini yaptım.Kumar oynadım.Diğer ikiside karşısında sakız çiğnemek ve tehdit edilmek.Kumarda hiç kazanılmaz derdi babam.Peki söyle şimdi baba.Karşımdaki deri koltukda oturan adam kim?İşde o adam az önce 5TL mi kazandı.Benimkide heyecan işte.Haxball’da 10-1 yenilmeyi bile başarı gördüğüm oyunda ne diye kumar yapalımmı diye kaşınıyorumki?

Kumarda kaybeden aşkda kazanır derler,doğrudur da belki ama aşkta kimi kazandığın önemli.Kazandıklarım bu iki şahıs ise bedava olmasına rağmen iade etmeyi hiç düşünmeden karar verebilirim.

Böyle bana yazılanlar için bedava diyorum ya,belki bende başkalarının bedavalarıyım :)….

Bugün bi ortak noktamız daha oldu.Bilgisayarlarımızın markaları aynı bugünden itibaren.Unutmamışım en ince detayı bile seninle ilgili.

Şimdi Secret Garden vakti.Özel mekanların tadını elimizdeyken çıkarmamız gerekiyor.Orası sadece doğal yaşam değil,senin acını en çok hissettiğim yerleşke.Bugün B blok’dan oraya giden bi shortcut buldum.Bulmak için çok geç kaldım.

Buralarda son 4 günüm.Cloud için son 7 gün…

14 July, 2013 11:24

Cok degersiz seyleri,su cok degerli olan hayatimizla bagdastiriyoruzya,cok buyuk yazik ediyoruz,
Zaman olarak kisa,miktar olarak az olanlar degerli olmustur herzaman.Zamanin bu bereketsizligi icinde hayat felsefemiz olarak yuzune bakmayacagimiz yasantilar birden herseyimiz oluyor…Yanlis ama gercek bu.
Hersey o kadar garipki.Senden ayrilali,sesini duymayali kac ay oldu bilmiyorum.Bu surec hem dun gibi taze,hem aradan yillar gecmis gibi ici ozlem dolu.
Takilip kaldigim bi tek sen degilsin.Az once D Shopping’deki matkap reklamina takildim dakikalarca.Seneler once Benny Benassi,Satisfaction’a bile bu kadar kitlenmemistim…

Zaman geciyor ve hic yipranmaz dediklerimiz bile delik desik oluyor,yada sapasaglam birsekilde biryerlerde kayboluyor.Bi takintim var.Benim eskittigim bana guzel geliyor,yeni ve saglamdan daha cok tercih ettigim anlaminada geliyor. Yirtik bi kota yukledigim maneviyati bi yenisinde bulamiyorum. Yada ci,

Neyse..Bu kadar yeter…

Sanırım 4 saat oldu, FDISK’den sonra biçimlendirme işlemini başlatalı.Hala %36’da.Nedense bundan zevk alıyorum.Öylede garip bi huyum var.Bitmesi daha saatler alacağından blog yazmak için çok iyi zaman. Fdisk kullanmayalı uzun zaman olmuş.Buna rağmen hala kısayolları ezberimden kullanabiliyorum.Buda benim eskiye olan bağlılığımdan ve işi yaparken elde ettiğim mutlulukdan kaynaklanıyor.Teknoloji sürekli değişiyor ve IT sektöründe çalışan bir insanın sürekli kendini geliştirmesi gerekiyor.

Bu sebepledirki  IFTR saltanatımı birkaç hafta önce sonlandırma kararı alıp,birkaç sene önce ulan öyle işmi olur,bu ne saçmalık dediğim Cloud Computing ve Virtualization alanında ilerleme kararı alıp.Düşünsenize sabah uyandırma alarmı olmadan gidebildiğiniz bir işiniz var ve siz istifa ediyorsunuz.

Senin acılarını hep idari binada yaşadım,bu anlamda yeni bir çalışma ortamı seni unutmak değilde daha mutlu yaşayabilmem anlamında iyi gelebilir.Denemeden bilemessin…Geride bıraktığım çalışma ortamını özleyeceğimin daha şimdiden farkındayım.Yeni işyerimde kafama esen saatde evden getirdiğim 2.1 ses sisteminin sesini açıp yüksek sesle dinleyemeyeceğim.Kafama göre müzikle oynayamayacağım.İsmimin anons edildiğini duyamayacağım.(Yarın yeni başlayacak arkadaşın adını bi anons ettirmeyi düşünüyorum,şaşırsın daha ilk günden.)

Saklıbahçeyi çok özleyeceğim mesela.Yaptığım operasyonları çok özleyeceğim.

Birçok şeyi keşfetmiştim burda.

Hoca Seni Çağırıyor/Hoca Acil Seninle Görüşmek İstiyor;Ateş seni çağırıyor gibi.Hayatın kaydı demek.Bi sigara yak,derin nefes al ve ateşin içine gir.Kaçışın yok.

Hoca Seni Davet Ediyor:Korkacak birşey yok.Keep your hair on..!Muhtemelen kullandığı  Ipad yada Iphone hakkında destek alacaktır.Morali çok iyidir.Masasında duran organik ürünlerden ikram edip hatrınıda sorar bu arada.

Bazı şeylerin tadı zamanla çıkıyor.Seni özlemenin de…

Kıraç-Beddua‘yı armağan ediyorum sana derken saatime bakıyorum.Ne çabuk 23.46 olmuş saat.

Bugün yine yeni bi fotoğrafını gördüm.Gülmende zoruma gidiyor artık,benimleyken severdim.Her insan gibi bence bencilce kendimi düşünüyorum işte.Benimleyken her şeyimsin,bensiz bir hiç.

Şu aşk denen somut ne kadar illet birşeymiş.Böyle kafada hep sorular,acabalar.Birdaha olmayağını bile bile üzülüyorsun işte.

Yarın güzel bir gün olacak.Ortalığı karıştıran,önce müdürüm benim şifrelerimi yetkilerimi alın diyip sonra her işe burnunu sokan adam olmayacak.

Müdür olmak güzel birşey,ama kimin müdürü olduğunada bağlı.

Cuma günü bi toplantıya girdik ve yine herkesin ciddiyetini koruduğu bi ortamda yine tuttu gülme krizlerim.

”Biz isteyene basıyoruz” derken Build  ‘ den  bahsettiğini biliyorum aslında.

 

IMG-20130707-00038 (1)