Unutma beni,

Nefret et,sevme ama yinede unutma işte.Unutmak iste ama unutama.Buda benim tesellim olsun.Ufak şeylere mutlu olmak diye birşey yok ve bunun standardıda.Beklentilerin yaşamından farklı olursa gülemessin,parlamaz gözlerinin içi.

Dün bi doğumgünü kutladık.Alkol’den maksimum verim alabilmek için en küçük odada en hızlı shot ları yaptık.İkizler burcumun özelliğinden midir nedir herkesi güldürürken içten içe canım sıkılıyordu.

Gözlerimin kaydığını söylediler.Öyle de olması gerekiyordu.İçiyorsan yamulacaksın,alkol alıpda sarhoş olamamanın getirdiği psikoloji hiçde çekilir değil.Bunu yaşamak istemedim.

Gecenin bi vakti geldim eve,kapı sonuna kadar açıktı.Aile olarak şu  öz güvenimize gerçekten hastayım.Arkadaşlarla otururken telefonumu kendime yakın tutup blog için çıkacak her malzemeyi mail ekranına not düştüm.Amacım yatağıma geçtiğimde bu cümleleri toparlayıp sana bir kez daha haykırmak.Yatağıma girdim ve bloğu sonlandırmak amacıyla telefonumu aldım.Başlamam bile imkansız gibiydi.Baş dönmesi insanın hayatının kaydığının ispatı.Klavyedeki tuşlar sürekli yer değiştiriyordu.Olduğu gibi bırakıp bu işlemi birgün sonraya ertelemeye mecburen karar verdim.Uyumak ilk defa bu kadar zor geldi.Yaşamak kadar zor.

Hedefi olmayan bir insan nereye kadar gider,kime tutunur,kimin için yaşar hiç bilmiyorum.Sadece bekliyorum.Olurya herşey değişir diye uçurumdan atlamıyorum,rüzgarın beni düşürmesini bekliyorum.Umuyorumda güzel bir mucize,içinde senin düşüncelerinin olmadığı bir hayat.

O kadar kırgınımki sana.Çok zoruma gidiyor,tam olarak ne bilmiyorum,bunu dillendirmeye cesaretim yok.Hergeçen gün içimde bi duygu yoğunluğu birikiyor.Codec’lerim çözemiyor kim,nefret yada sevgi olduğunu.Anlık ne düşünürsem.Bazen aşık,bazen düşmanınım.Her iki durumdada çok öfkeliyim.

Bu blog gerçekten iyi bir silah,bazen iyi bir jest.Zaman zamanda yazanın başına bela.Ama her ne olursa olsun senin için yazdıklarımın arkasında herzaman duracağım.Adımı ve soyadımı hiçbir zaman saklamadan devam edeceğim.İçimdeki bu adsız duygu büyüdükçe nefrete dönüşecek.

Birgün karşında olacağım.O gün hayatımın dönüm noktası olacak.

 

 

Bazen bi şaka yaparsın,bi tek sen gülersin.

Bunun 2 sebebi olur;Ya şaka çok başarısız yada şakanın hedef aldığı kesimin zoruna giden konusu vardır.

Dün akşamda buna benzer bir olay yaşadım,

Haftalar önce yaptığım bir şaka sonradan patladı.Bilgisayarımı açtım,wireless networkleri arattırdım.Şifresiz bi ağ buldum.Önce ismini ÇALINTI olarak değiştirip sonra şifresini kendi complex şifrelerimden yaptım sahibi kim olduğunu bilmeden.

…ve nihayetinde dün akşam komşulardan biriyle karşılaştım.Kimin yaptığını bilmeden başına gelen olayı anlattı.ÇALINTI kelimesini duyduğum anda istemdışı gülme krizine yakalandım,semtteki efendi çocuk imajımdan olsa gerek benim yaptığımdan şüphelenmedi.Sonrada ekledi,senden başka bunu yapabilecek birini tanımıyorum diyerek.

Sonuç olarak evine gidip herşeyi eski haline alıp,karmakarışık şifreyle koruma altına aldım.Önce bi şeyleri bozup,sonra üzerine kahve içip bir mağrifet yapmış gibi evden ayrılmam çok garip.Herkez herşeyi bilse hayat çok çekilmez bir hal alırdı eminim.Herkezle bu şekilde oynayamazdım,işyerimde ve diğer ortamlarda aranılan insan olmazdım.Bu çok zoruma giderdi.Başkalarının bilmediği bilgininin getirdiği avantajın keyifini sürmek gerçekten çok eğlenceli.

Hayat beyin gücüyle çalışan beyaz yakalılar için gerçekten çok güzel.Neden bunu zorlaştırmaya çalışıp sonrada mutsuzum diye kıvranıyoruz?

Tabiki maneviyat eksikliğinden.Herşeyin kökeni bu.Öleceğimizi bile bile,zamanın kısacık olduğunu bile bile saçmasapan işler peşinde koşuyoruz.

Babam aradı az önce.Yeni plakanın sonunun 619 olduğunu söylerek.TC. 619…Bir hafta beklemek pahasına 31’le biteni almamış.Benim düşündüğümü mü düşünmüş bilmiyorum ama çok iyi bi karar.Zaten bu kadar uğursuzluk içindeyken,31 rakamının belasıyla uğraşmak ağır gelir.Dünya tam olarak globalleşmemiş henüz.Diğer toplumlardaki 13 bizdeki tam ters dizilişi.

Bugün farkettimde kızlara karşı ağzım iyi laf yapıyor.Çok iyi kafa karıştırıyorum.çok güldürüyorum,çok eğleniyorum.Bu şekilde başlayan bir gün psikolojimi değiştirip tipik insan profilinden çıkmama sebep oluyor.Bugün bi adam aradı,telefonu kapatırken onaylamak için evet demek yerine  yeah diye cevap verdim.

İzlediğim videodan esinlenip.

Senin hakkında  bu yazımda pek bi şey yazmayacağım,büyük ihtimalle gece 01:00 – 02:30 gibi başlarım.Vodkanın dibine vurup harikalar yaratabilirim içimde hala büyüyen sonu olmayacak aşkın için.

 

 

 

Bugün farklı biri için yazıyorum yazımı.Geçen bunca zaman içinde tanıdığım en iyi niyetli biri.Beni hiç kimsenin sevemeyeceği kadar sevdiğinden emin olduğum ve yaşattığım onca zora,agresifliğe rağmen hayatımda kalma fedakarlığını gösteren Seda için.

Sonuçta herşey benim dediğime geldi.Olmayacaktı ve bitti.Belki çok pişman olacağım bu seçimimden.Bundan sonraki ömrümde beni bu kadar çok seven birini bulamayacağımada eminim.Seni sevenle birlikte olursan çok mutlu olurmuşsun.Çevremdeki insanların ortak kararı bu.Ben mutlu olurum.Peki ya o.Herzaman olduğu gibi kendimden çok başkalarının mutlu olmasını düşünmem bu sıralar yanlış anlaşılsada yıllar sonra bu kararım,ona karşı bu davranışımın arkaplanda çalışan bir fedakarlık,iyiniyet düşüncesinden geldiği anlaşılacak.Doğru insanı sevmek önemli.Karşılık bulamasan bile bazen doğru insanı sevmek.Beni senin kadar seven olamayacağı gibi emininde sana karşı benim kadar iyiniyetli düşünen biri çıkmayacak karşına.Verdiğim karar ne kadar saçma.Gözün kapalı güvenebileceğin biri seni deliler gibi seviyor ve sen istemiyorsun.

Özümde birçok kız için iyi bi tercih olduğumu bilsemde sorunluyum işte bu sıralar.Yaşama sebebimi sorgular oldum sürekli.Bu karmaşa içine iyi insanları sokmak da istemiyorum.Bir delinin kuıyuya attığı taşı,seviyorum diyip kaçışını  çözemiyorum.Bu yüzden yalnız kalmak istiyorum.Yalnızken herşey o kadar kolayki.Sorumlu olmuyorsun kendinden başka kimseden.

Kendine iyi bak,

Seni tanımak güzeldi.

Herşey için teşekkürler.Başta şuan dibine oldukça yaklaştığım,kokusunu sadece senin hissedebildiğin parfüm,çoğu zaman karnımızı doyuran kurupastalaların,benim gibi birini ordan oraya sürüklediğin kültürel,sosyal aktivitelerin için.Az daha unutuyordum,saatimin kordonu ve camı içinde,baktıkça seni hatırlıyorum.

Ali Poyrazoğlu istisna tabiki.Ben hala gösteri ne zaman başlayacak diye beklerken sonunu gördüğüm gösteriydi o.:)

Bu fotoğrafıda 2. perdesine yetişebildiğimiz Zengin Mutfağı’nda çekilmiştik.Güzel bir gündü.Buraya kadarmış.Ben blog adamıyım artık.Bizim stajerin de dediği gibi,eğlenceli,komik,zaman zaman sert ama içinde koskocaman yarası olan biriyim.Seviyorum artık bu durumumu,alıştım belkide.munch_2013_05_12_092457

IMG-20121231-WA000

Halüsinasyon görmeye başladım bu sıralar.Bu durum o kadar arttki gördüğüm gerçekleride acaba buda yokmu diye sorgular oldum.

Şu hayatta herşeyi görmem mümkün,ben bunu anladım.Karşılaşma ihtimalin olmadığında ise virtual olarak görülüyor gözüne.Allah bir kapıyı kapatınca başka bi kapıyı açar derlerya.Kalbimin mühürlendiğini düşündüğüm şu sıralar farklı nesneler görür oldum.Hangi boyutta,neden karşımdalar iyi mi kötümü bilmiyorum ama gerçekten çok esrarengiz bir olay.Herzaman dediğim gibi normal biri olmak yakışmaz bana.Marjinal olmak saygı gösterdiğimiz değerlerden vazgeçmeden.

Blog yazıyorum ve farkediyorumki yazdıklarımdan çok yazmadığım yaşadıklarımda var.İnsan içine atar bazı şeyleri,sonra tanıyamaz kendini içini kemiren bu sıkıntılardan.

IMG-20130514-00072

İlkokul 5. sınıfdı sanırım.Gerçekliğinden emin olamadığım bir bilgiye göre ışık hızından daha hızlı bir teknoloji bulunduğunda yaşadıklarımızın tamamını görmemiz,video formatında izlememiz mümkünmüş.İnsanların sadece akıllı telefon üzerindeki teknolojiye odaklandığı şu günlerde bu gibi gerekli şeylerin çözülmesinin daha zamanı var.Önce insan vizyonunun yükseltilmesi gerek.Sistem çalışmıyor bazen,B’ye kadar kuyruk oluyor,sonra ilk barkod alan insanın yüzündeki mutluluğu görüyorum.Sonra diyorumki.Ne gerek var.Ne lazımki büyük icatlar peşinde koşmaya.Sene 2013 olmuş ve oracle db. üzerine girilen bir bilginin yapışkanlı kağıt üzerine yazdırılmasıyla mutluluğu yaşayan insanlar var.

Nerden baktığımız önemli.Sağlıklı olmanın önemini kabul ediyorum tabiki.Ama olmayınca olmuyor işte.Herşey nasip kısmet.Eğer hasta olduysan tedavi olmayacaksın.Kaderde yazıyorsa iyileşirsin zaten.Yada iyileşmeye gerek olup olmadığını sorgularsın.Zamanımız kısıtlı değilmi en nihayetinde?Öyle yada böyle bitmeyecekmi bu saltanat.

Bu kitap yüzünden ne dialoglar geçirmedimki.Hatunun biri savcıya verecekmiş.Senin özel hayatın yada uniform sex tercihin beni ne ilgilendirir diye soracaktımki,sormaya fırsat kalmadan bahsettiği şeyin savcılığa şikayet dilekçesi olduğunu tahmin edebildim.Bu sıralar aklım hep güleceğim şekilde çalışıyor.

Yazacak çok şey var,ama bundan önce gidecek uzun bir yolum…

 

 

22 May, 2013 01:19

Bagirmak istiyorum,ama kimsede duymasin sesimi.Herseyi yalniz yasamak istiyorum.Hemen herseyi sahipleniyorum.Bu yalniz kalma istegimde kendimi sahiplenmekden geliyor.
Sana olan bu tutkum her gecen gun alevleniyor.Hic boyle olmamistim sanirim.Kimseye senin kadar cok alismamistim ve son durum sende tutuklu kaldim.
Ukte denilen kavram,soyut gibi gorunsede fiziksel etkileri gercekten cok buyuk.Dusunun ki olum geldiginde bile kapanmiyor o gozler,hayattayken nasil gorsun.
Ask’in iki kisilik oldugunu bilenlerdenim.Ama bu durumda cok kendinibilmezlikler pesindeyim.
Hepimiz oyle degilmiyiz zaten.En safimiz bile iyi/kotuyu ayirt edebilir durumda.Isine geldigini yapip,isine gelmedigini yapmiyor.
Bir noktaya cok kotu kilitlenmis durumdayim.Olmeden once seni gorebilmek,elini tutmak degil asla.Artik bizden gecti.
Bir umutla yasar mis insan,aksine senin umudun beni olduruyor her gecen gun.Hayat seni gordukten sonra baslayacak gibi hissediyorum.Sesin cikmiyor kulaklarimdan,o kadar cok rahatsiz ediyorki.Kocaman bir yenilmislik icinde hissediyorum kendimi.Tarifsiz ama.Kendime zarar vermeyide dusunuyorum,sonra vazgeciyorum.Bunu zaten sen hala cok iyi yapabiliyorsun.

Bu siralar pek mantiksiz isler pesindeyim gercekten.Az once evde anahtari olmayan asma kilidi bir arkadasimin isyeri kepengine takmayi bile dusundum.Sabah sabah cilingirle ugrastirip action yasasinlar istedim.Sonra engel oldum kendime.

Az once uykuya dalip bi kac saat ruyamda yazdimm yazimi,cok zevkliydi ama bosa gitti iste.Simdi tekrar uyuma,en kousude sensiz uyuma vatki, Hoscakal sevgilli.

20 May, 2013 01:57

Benim uykularim kaciyorsa,uyuyamiyorsam cevremdeki,yakinimdaki kisilerde uyumayacak,uyumasinlar,
Bugun bir arkadasimin telefonunu kurcalar gibi yapip sabahin 5’inden 6:30 una kadar 15 dk. Arayla 6 adet alarm kurdum.Stereo hoparlor var telefonumda diyip artistlik yapiyordu,sabah gorucem o telefonun performansini :)..Yarin ise gitmeyecek biri icin cok acimasizca bir saka bu.

Bu saka konusunda neden bu kadar ileri gittigimi bilmiyorum.Kafayi gereksiz islere calistirip bunlarla zaman kaybetmek hosuma gidiyor.Ama eden buluyor.Bu siralar telefonum surekli cinsel istek arttirici satmak isteyen bayanlarin aramalarina maruz kaliyor.
Yaptiklarima gore az bile.Dusunuyorum kim neyle ilgilenir diye,hemen dolduruyorum kayit formunu.Birisini beyin gelistirici icin ariyorlar,digerini spor yapmadan yaglari kasa donusturen sacmalik,otekisini sac cikaran bilmemne yagi.
Bu sakalarima alet oldugunu farkedip kizip,telefon kapatan musteri temsilcileri de var.Lan siz cahil,gariban insanlarin umitleriyle oynuyorsunuzya,birazda bizim sakalarimiza alet olun,bizde sizinle oynayalim biraz.

20 May, 2013 01:18

Karnimiz acikti,bu saatde bi tek hic sevmedigim cig kofte yemek zorunda kaldik,sonrada girdik eve,
Icim daraldi yine,disari ciktim,kaldirimin kosesine oturup bi sigara yaktim.Sol tarafimda staj yapip,devaminda 5 sene calistigim isyeri.Staj baslangicimda masalari ben sildigim,ben topladigim icin derli toplu masalari hic sevmedim o gunden sonrada.Camlarida ben sildigim icin olsa gerek eger silen ben olacaksam temiz olmasinada gerek yok gibi bi dusunce yer etti icime.Burda yasadigim tecrubeler beni gelistirirken cok insaninda canini yakti.Ne sirketlerin ne datalarini ucurmustum.Ama hersey geride kaldi.Artik daha profesyonel,daha rahatim.NLY’deki mudurum gibi yapcak bi sey yok diyebiliyorum bircok durumda.
Yapcak bi sey yok cumlesi size cok anlamsiz gelse bile bunun gorselini sadece yasayanlar biliyor…

Bugun bekar hayatimizin son gecesi.Annem yarin Istalbul’da olacak.Yine bircok seye engel olacak.Dun gece evde olsaydi eminim demir cubukla disari kosmama da engel olurdu.Bu saatde disari cikmamada izin vermezdi.
Bazen birsey geliyor basina.Uzucu bir durum,hic gecmicek saniyorsunya,gercektende gecmiyor.Ergenlikte yasamam gerekleri bu yasimda yasiyorum.Birine asik olmak istanbulda yasayan biri icin cok sacma.Tekirdag’li olup raki icmemek gibi,kapalicarsida calisip altin gormemek gibi.Ask insanin gozunu doyuruyor,en kotusude insan goremedigine asik oluyor. Sonuc olarak istedigini goremiyorsun,gordugunu istemiyorsun.
Bazen diyorum,sokermi civi civiyi?Denemekde sayilmaz,tedavi etmeye calisiyorum kendimi hicbir anlami,degeri olmayan bedenlerle.Daha bir gun gecmeden yalniz kalmanin daha huzurlu oldugunu goruyorum.Mindar ediyorum operasyonu. Olsun,hicbirsey benim psikolojimden daha degerli olamaz ya.
Is bankasi ilk kuruldugu yillarda bir mulakat yapar ve 1000’lerce basvuru oldugu icin ilk once beyaz corap giyenleri elemekle baslar ise.Sonra bilmedigim birkac gereksiz kriter daha girer isin icine.Bu siralar durumumda bundan farksiz.Bende ilk once gunes gozlugunu kullanmadigi zamanlarda basinin ustune koyanlarla basladim.Ama yerin hic dolmayacak gibi.Bu kriterlerin ucu bucagi kesilmedi.Insanlarin hayatima girmemeleri icin tum engelleri koyuyorum.Cok canim sikiliyor gercekten yoklugunda.Gulmek istiyorum bazen,bunun icin baskalarina ihtiyacim kalmiyor,iyi espriler yapabiliyorum artik,iyilesiyorum sanirim.
Felcli bir insanin yurumesi mucize,iyilesmektir cogu zaman.Kosmasini beklemek sacma olur.Bende oyleyim iste.Yuruyorum yavas yavas.Her yalniz kaldigimda basimi yukari kaldiriyorum ve seni hatirliyorum.
Ozlemek kavrami beni ifade ediyor sanki.Deger yargilarimin ortusmedigi birini ozlemek,belkide beklemek koskocaman bir celiski.
Aramandan umudumu kestim,aklima tartisdigimizda,ayrildigimizda sozde yanlislikla aramalarin geliyor.
Insanin bi hayali olur,tekne hayal eder,cunku onunla ucsuz bucaksiz denizleri gezmek ister.Ayvalikda yeni bi hayat kurup,orda bufeci olmayi hayal eder.Benim hayalimde sensin,ama seninle ne yapacagimi bilmiyorum,sonu olmayan,yarim kalmis.Ama ben dusunmesem sen giriyorsun ruyalarima. Seninle ne yapacagimi bilmedigim gibi sensiz ne yapacagimida hic bilmiyorum. Sen girersen hayatima bunu dusunebilirim,
Ilk onceligim sensizligi ne yapcaz?Bu daha olasi gibi gorunuyor…

Bugun gittigim bi arkadasin evinde bana ikram edilen kahve bardaginida paylasmak istedim seninle.Su bardagi resmen.3 tane 3’u bir arada anca keser.Kamyoncuyu gectim tircilar icin belli.Kacmaya calistigim evden son dakika gelen ikram ile 5 dk. Daha kitlediler beni.Belki bi fotografla seni neden daha cok aradigimin cevabini bulabiliyorsundur 🙂

Ben yine carli’nin meleklerinin ogutlerini dinlemeyip blog yaziyorum,yanlis yapiyorum cok yanlis…

17 May, 2013 10:08

Duvarlar uzerime uzerime geliyordu,evde bi sikinti vardir diye dusundum,yollara verdim kendimi gece yarisi.Sonra anladimki bu hayata sigamiyorum artik.Benim boyle olmamam gerekirdi!! dusunceleri kafamin icinde…
Insan hayati geri donulemez eylemlerin bileskesiyle insa ediliyor.Eski bir hata,curuk bir temel sonraki yasantiyida etkiliyor eger karakter sahibi biriyseniz.Karakteriniz yoksa hicbirseyden etkilenmeden yol alabiliyor ve toplum icin bos yere oksijen tuketen bir canli olup cikiyorsunuz.

13 May, 2013 00:15

Bugun 2 saat telefonumu evde birakmamin sonucu…
Cok aranilan bir insan olmak icin ya pezevenk olucaksin yada insanlarin bireysel bilgisayar sorunlarini cozebilen biri.Tuzel kisilerede olabildigince gecirip bu farki tolere edebilmekde olasi.
Bu ahir donemde sevap isleme secenekleri oldukca azalmis durumda.Birisi ucretsiz yapilan bilgisayar isleri dersek Barney’e gore digeride 30 yas ustu ve tombullarla yatmak.Bugun bunlardan ikisinide yapmadim.Birkac danismanlik disinda.
Bugun herzaman yaptiklarimi bi kenara birakip hayatimda hic yapmadigim bir eylemle baslangic yaptim.Camasir makinasini calistirdim.Kirlilerin turu cesit cesit oldugu icin risk almadim.30 derecede baslattim hepsini.Evebeynlerimin evde olmadigi 2. Haftaya girerken evdeki daginiklikdan yururken bile zor anlar yasiyorum.Ayagimi bu hafta icinde 2. Kez dumbullara vurmus bulunmaktayim.Bu sebeple camasir makinasi icine koyduklarim azda olsa ev icindeki yasama alanini arttirdi.
Risk almayip 30derece tercihini yapmam kendimle bagdasmadi aslinda.Neydi bizim hayat felsefemiz?Risk yoksa kazanc yok!
Sirinevlerdeki 2TL verip ciger yememiz ornegin.En buyuk risk degilmiydi?Ciger maliyetini gectim ekmegin bile 1lira oldugunu dusunursek bu adamlarin bu isi kara para aklamak icin yaptigi kesin.Ama gelısmek ıcın ucuz yemek sart.Kendı kafamızda yaptıgımız malıyet analızı yemek yedıgımızde bunyemızde yapıyor.Ucuz ya da bedavaysa daha cok proteın demek.Bedava aldıgım amıno asıtlere para versem bu kadar cok gelısemezdım muhtemelen…
Insanogluna cekici gelen hep farkli seyler yapmak.Levent’deki calisma hayatima basladigimda oglen yemeklerinde ortama uyup salata,makarna yiyerek,normalin birkac kati tutar odemek iyi gelirdi,simdi ise hayatimizi riske atip ani yasamak.Risk dedigimde aklima ilk gelen son 6 ay icindeki eylemlerim birincisi Bagcilar baskini,digeri Harem operasyonu…

Hayat hicde pamuk ipligiyle bagli degil aslinda.Hersey kader,kismet.
Riskin apacik ortada oldugunda bile sapasaglam cikiyoruz,birsey olmaz diyip evimizde oturdugumuzda bile olum gelebiliyor.
Ya da benım sana asık olmam gıbı.Ask buysa tabıkı.Askda mantık yoksa evet ben sana asıgım.Ama ask mantık ısıyse bu sadece bır saplantıdan ıbaret.Her ıkı durumdada senı ozledıgım gercegını degıstırmıyor.Bu ozlem hayatı yasamama dırenc rolu oynuyor.Mutlu olmak ıcın kan akısını hızlandıran herseyı kullanıyorum.Tabıkı bunlarda zamanın hızlı gecmesıne sebep olup,cabuk yaslanma belırtılerı gosterıyor.Eskıye donup baktıgımda takvım uzerındekı hesapla gecen su son 2 sene,5 senenın olumsuzlugunu yasattı.
Tum sucu sana maletmemekde gerekır tabıkı.Bu son yıllarda calıstıgım kısılerın dengesızlıgı ve kendı aralarındakı ıvme ucurumu basımı dondurdu.Bır sabah ısden cıkardıgım kısının esınden gelen beddualarla uyandım,haklı olsam bıle unutmakda zorlanacagım bır anı.Sonrakı hafta asırı dıncı Recep’le calısmanın zorlugunu dusunurken gıdenın gelenı aratacagı bu ısde son nokta bır adam cıktı karsımıza.Derken baska yerden aldıgı cakmakları benım garantı kapsamına sokmaya calısan,bedavacılık ıcıne ıslemıs bır karakter.Devletlerın bıle kamu mallarındakı en buyuk sorunu bedavacılıkken benım kucucuk capımla buna magruz kalmam normal.
Ama ıdarı bına ıcınde bana en buyuk maddı zararı veren bır baskası tabıkı,bırlıkte calıstıgımız sure boyunca Sennheiser kulaklık,bır konya ucak bıletı ve onlarca sacmasapan oyun mılı satın aldırıp zamanasımı hakkını kullanıp bu borclardan sorumsuz olmasınıda bılıyor.Bılmedıgı bırseyde yok kı zaten.Her konuda fıkır sahıbı.

Yarın yıne dopdolu bı gun olacak.Senı unutmaya yetmeyecek yıne.Belkı cok gulecegım.Ama ıcımdekı bu Eda sızısı yarında gun ıcınde hıssettırecek. Yeter artık,
Gıt basımdan..!