Ekran Alıntısıİlginç bir tesadüf ekteki arama terimi….Böyle olsun istememiştim hiçbir zaman…Şaşırdım sadece…

Bugün aksiyonsuz,adrenalinsiz uzun zamandır özlemini geçtiğim sakin bi gün geçirdim.Bazı insanların yokluğu hayat düzenimizi bozarken bazılarının olmaması işimizi kolaylaştırıyor.4 gün sonra bana verdiğin sözlerden birinin yıldönümü.Kendinden başka kimsenin doğum tarihi ve yıldönümlerini hatırlamayan biri olarak 1 nisanı unutmamam hafızamda çok fazla yer işgal ettiğinin göstergesi.Bu zaman bu kadar kolay geçtiyse daha ne seneler geçecek hikayemizin üzerinden.Belkide bundan sonra sadece benim hikayem olarak kalacak.Sen çocuk çoluğa karışıp monoton bir hayat içine girmişken bu hızlı yaşamımda sana olan rezervasyonu iptal edememenin sarsıntısını üzerimde tutacağım.Benim hikayem olacakdan kasıt beni unutup yeni yaşamına tutunmandan bahsediyorum.Şikayetimde yok bu durumdan.Yangından ne kadar insan sağ çıkarsa o kadar mutluluk,bir itfaiyecinin oğlu olarak bunu düşünmem çok normal.

Blog içimi döküp rahatlamanın en iyi yolu.En büyük avantajı sms&mail gibi kimseye cevap hakkı vermeden yazabiliyor olmam.Sadece doğruları yazdığım için belkide karşı tarafı dinlemek gereksiz.

Evet üzülüyorum ve bana çok yakışan gülme eylemini gerçekleştiremiyorum eskisi kadar.Dünya hayatı sonuçta.Sıkıntılar tabiki olacak.Asıl sıkıntı üzüldüğüm konunun anlamsızlığını daha şimdiden farkında olmak.Üzüldüğüme üzülmek asıl problem.

27 March, 2013 04:44

Bu gecede misafiriz devlet babanin evinde,

Ne gunlerimiz gecmemistiki burda,
Unutmayacagim bir ani,camdan zorla disari cikardigim kedinin hadi acda girelim dercesine cami tiklamasi.Acmadim tabiki.Kapali mekandaki kedi fobim gecmek bilmedi birturlu,sevemedimde hic.Sanki bu hayvanlardan heran bir kahpelik gorecekmisim gibi hissetme nedenimi cozemedim.Ne kadar sacma degilmi?Ticaret yapmadigin yada arkadas olmadigin birinden ne zarar gorebilirsinki?Her gece gec saatde eve girisimde yasadim bu korkuyu.Merdivenlerde bi kedinin beni beklemesi,benim eve gitme yolumla,onun benden kacma yolunun cakismasi.Her seferinde ustume atlayacak gibi hissetmem.

Bu korkumla cesaretsiz olarak bagdastirilmak istemem tabiki.Ama hayat formati herkez icin bu sekilde.Kimsenin gecemedigi dersden 90’i cakip muzikden,resimden minimumlarda olmak.Kolay isleri yapamayip,yapilmayacaklari basaran nadide insanlardan biri olmak.Hep demisimdir zaten,benden once baskalari da demis.Herseyi bilen hicbirseyi bilmeyendir…
Korkudan konu bilmeye baglandi.Yazilarimin temasi bas ve sonunun birbirinden bagimsiz olmasi tabiki…
Kedi ve korkudan bahsederken haksizda olmadigimi farkettim.Bir kedi bana ne yapabilirki diyebilir okuyanlar.Benim hikayemde birkiz beni nasil uzebilir,ne kadar gucu yetebilir diye hesaplamalar yapip,bu durumdan sikinti yasamislarla icden ice alay ederken kendimi bu durumun icinde bulmamdan ibaret.

Cok hazirlamistim kendimi.Gece 2-3’e kadar sorunu cozer,sonra saglam bi blog yazar,yatar uyurum diye.Saatler surecegini dusundugum problem 30dk. gecmedi.Saat suanda 04:15 ve ben bu vaktin nasil gectigini anlamadim.

Centos uzerinde connection refused hatasinin sebebi
local ssh portunun bizim dusundugumuzden farkli olmasi.Bu portu benimle paylasmayip,bulmanin mutlulugunu yasatan abilerimide aniyorum.
Eger sizinde basiniza gelirse diye anlatiyorum,konsola aynisini yazip ilk once portun dogrulugunu kontrol edin,

Vi cd /etc/ssh/ssh_conf

Text dosyasinda port karsiliginda yazan rakam sizin SSH portunuzdur,bunu duzenleyip kaydederek erisim portunuzu degistirmis oluyorsunuz,
Bu islemden sonra degisikligin hayata gecmesi icin asagidaki gibi servis restart edelim,

Service restart sshd

Buymus yani benim 1 haftadir kafami yoran,gunduzleri bi turlu oturup bakamdigim problem.Ayni gun icinde 2. Port skandali bu.Iyide oluyor,zaman zaman basarisiz oldugumu dusunup gece uyumamak adina is bitirme hevesimin hala yasiyor oldugunu gormek guzel,

Bu pozitifligi batil inanca baglamak ne kadar dogru bilmiyorum.Hepsi Carlie’nin esmer melegi,Izmir’in guzel kizi,arkadasim Ozge’nin ikizler burcuyla compatible o degerli,ugurlu tasi getirmesiyle basladi.Belki tesaduf,belki gercekten ise yariyor.

Onur’lu olabilmek,delirme pahasinada olsa duygularin zaafina boyun egmemek.Eda’mi aramama engel olan tek sebep.Peki arasam nasil bir senaryo olucak,konusacak ne kaldiki?Hibirsey gelmiyor aklima.Eski sevgiliyle konusma konusunda bir ortaokul ogrencisi kadar caresizim.Sana anlatacak hicbirseyim yok,ne haldesin hic merak etmiyorum,konusmak bile istemiyorum seninle,

Tek istegim birkac dakika sesini duyabilmek,
Gelde cik simdi bu celiskinin icinden.

Sonicwall’a takla attirip,Eda&Engin arasinda VPN kuramamak,

Koskocaman bir çelişki,

Zamanla düzelir diyorlar,ama görüyomki  sıcağı sıcağına canı yanmazmış insanın.Bir parça koptuğunda vücuddan zaman doldukça başlar sızlamaya.Olsun,buda geçer,unutulur.Hiç bu kadar  uzun sürmemişti ama düzelir işte.Benim hala umudum var yaşam adına.

Bu durumda olmak gerçekten hoş değil,aldatmak yakışmazdı bana,aldatılmayı seçtim.Kandırılmak herzaman kandırmakdan daha onurlu gelmiştir.

Yalnız yaşamak benim tercihim,keyiflide gerçekten başıboş bu düzensiz yaşam tarzı.Belkide herşey elimizin altında,bu yüzdendir bu rahatlık.Düşünmek istemiyorum artık seni.Bu yüzden sürekli yeni bilgiler dolduruyorum kafama,arkaplanda çalışan ve virüs gibi yapışan seni düşünme eyleminden kurtulamıyorum ne yazıkki.

Bir solak olarak zeki,akıllı gibi ifadelerin aksine sorunlu olarak hissediyorum kendimi.Tam randımanlı kullanamıyorum artık beynimi.Bana faydasız düşünceleri atamıyorum kafamdan.3 çocuğu olan insanlar gibi nerden geldiğini anlamadığım dert içinde yaşıyorum sürekli,sigarayı çocuğum ölmüş gibi çekiyorum içime.Kendine zarar vermek bi mağrifet gibi,düşene vururmuş gibi bi tekmede kendim atıyorum kendime.Güzel şeylerden bahsederken geçmiş zaman kullanmak zorunda kalıyorum,düşünüyorumda ne zamandır zeki espriler bile yapamaz duruma gelmişim.

Seni benden fazla kimse sevemez diyebiliyorum çünkü bu konuda tam bi ruh hastasıyım.Bunun adı sevgi değil belkide,kendi psikolojik sorunum.Çözümüde fizyolojik kadar kolay değil bu yüzden,elle tutulan bi parça değilki değiştirebilesin kullanmayan insanlardan.

İnsan bi kere geliyor dünyaya ve yaşadığı sıkıntılar yapışıp kalıyor.Boşluk içinde olmak boşluğa düşmekten daha kötü.Yeniden başlamak için tabana vurup yüzeye çıkma gibi bi şans yok.Gerçi biraz düşününce hepimiz uzay boşluğunda değilmiyiz?

Elimizdekilerin değerini bilmiyoruz,ulaşamadıklarımız herşeyimiz oluyor,

Düşünüyorum,dünyada su kalmasa mesela, umurumuzda olur muydu dünyalık sevdalar.Kaldı ki idari binanın suyu bitse bile kocaman kaos yaşanıyor,yaşı büyük olanlar duruma el atıp sponsor oluyorlar ki yoksa sıkıntı gerçekten büyük.

Kafa dinleme eylemi inzivaya çekilmek gibi anlaşılsa da bizim gibi insanlar için bu gerçekten çok zor.Yalnız kalıp düşününce akla giren acı veren anılardan başka hiçbirşey değil.Sana en çok küfür ettiğim yer Hiden Garden,kafa dinlemek için gittiğim bu mekan kendi kafamdan geçen onca düşünceyle boğuşup kalmama ve canımın sıkılmasına neden oluyor.Birine küfür edip duyuramamak sıkıntılı bi durum.

Bu yaşam yetmeyecek bana,o kadar hızlıki..Hayatı geçtim aslında kısa zaman zarflarını düşününce günlerde yetmiyor.Tercih yapmak gerekli belkide…İlk önce herşeye denilen evetleri azaltmak.Buda benim için mümkün değil.O zaman uykudan eksiltmek,belkide hiç uyumamak…Evet,uyku,problem uyuyarak geçen zamanı minimuma indirerek çözülebilir.Uyku yarı ölümse ölmeden önce yapılacak işlerim var.

Önce şu program çalışmalı.Yoksa herşey karışıyor.Ex olan hastayı programa kaydedebiliyoruz ama ex olan programı hasta databasine eklemek imkansız.

Hemende sabah oldu,biraz heyecanla.Counter Strike’ı açık bırakıp kahve almaya gittiğimde odadan gelen silah ve bomba seslerini duyup korktum bu gece.Alt tarafı bi oyun değilmiydiniz her ikinizde?Onun sesi yaşattı adrenalini,senin yalan hikayende darmadağın etti yaşantımı.

Birde ümidimi kaybetmedim hiç.Bekleyişin sonunda gelecek mutluluk gibi değil beklentim.Karışık biraz,güzelde.Ama hiç iyi değil.

Gülmüyor da değilim hani.Yaşanıyor güzel şeyler.Akıllıca şakalar keşfedip uygulamaya koyuyoruz,Tuzluk Version 2®™yi geliştirdik mesela.Onu deploy edemediğimiz zaman Ümran’ın 2 TL değerindeki cep telefonunu saklıyorum,sonra sakladığımı unutuyorum,şakanın deadline süresi 2 günü bulabiliyor.Bu sürede dinleniyoruz gerçekten.Pişman oluyorum önce,sonra bisikletimize yaptıklarını düşününce rahatlıyor içim.İntikam hepsi,az bile bisikletin papuçlarını satan birine.

Haftanın favorisi çekyat taşırken özüne dönen adam.Tarifsiz anlatmak.

Burası gerçekten çok soğudu.Eline vermek istiyorum bu petekleri kazan  dairesindekilerin.Monte için yanlış seçim.Gece çok yağmur yağdı ve yağmurlu cumartesi komninasyonları hep üzdü beni senden sonra.

Firewall yok aramızda,local policy sadece,birbirimize getirdiğimiz kısıtlamalar.

Başımı masaya koyup Sabahçı Kahvesi formatında uyumayı deneyebilirim,evden uzak bu lokasyonda kalmadı başka alternatif.

Hayat çok kısa,özledim seni.Ama gel demiyorum.Sadece bil yeter.Gelirsen döveceğim ilk bayan olma ihtimalin çok büyük.

Vmware Vcenter Standalone Converter(vm to vm copy)

Vmware tarafından hazırlanan bu ücretsiz araç ile Powered-On durumdaki fiziksel sunucunuzu Esxi Server üzerine convert ederek sanallaştırabilir yada Vmware Esxi Server üzerinde bulunan sanal sunucunuzu farklı bir Esxi server üzerine taşıyabilirsiniz.

Esxi to Esxi işlemini direkt vpshere client üzerinden yaptığımızda sanal makina dosyasını ilk önce lokal diskimize download edip daha sonra yeni sunucu datastorage üzerine upload etmemiz gerekirki bu işlem kopyalanacak virtual machine boyutunun buyuk olduğunu düşünürsek(örneğin benim çalışmamda yaklaşık 400GB) bu yöntemle 400Gb iki kere kopyalanmış olacak,buda geçirilecek zaman kaybını 2 katına çıkarmış olacak.

https://my.vmware.com/web/vmware/info/slug/infrastructure_operations_management/vmware_vcenter_converter_standalone/5_0 adresinden gerekli olan program download edilebilir.

Programı çalıştırdıkdan Convert Machine butonu ile operasyona başlıyoruz.

 

001

 

 

 

 

 

İkinci aşama Source yani kaynak sunucu bilgileri.Eğer bir fiziksel makina convert edilecekse Powered On Machine,yada bizim yaptığımız gibi Vmware Esxi Server üzerindeki Host kopyalanacaksa Vmware Infrastructure Virtual Machine ile yolumuza devam ediyoruz.

002

 

Ve Destination yani Hedef ekranı karşımızda.Burayada hedef Vmware Esxi Server erişim bilgilerimizi girerek işlemi tam anlamıyla başlatıyoruz.

Kopyalama işlemi başladıktan sonra aşağıdaki gibi ekran karşımıza çıkıyor,

Bunun anlamı 16 saat burda hapis oldunuz demektir.Parmaklarınızı d,a,s,d tuşlarınıza yaklaştırıp Counter Strike oynayabilirsiniz,yada Hidden Garden’da sigara içebilirsiniz.Yapacak o kadar çok iş varken vakit geçirmek için ilk aklıma gelenler o kadar yersizki.

 

 

 

 

 

 

005

11 March, 2013 04:39

Bır ses geldı kulagıma,gozumu actım ve saate baktım,3:30am,
Uyan,burdayım ben…Bosver dedı,takılma yazdıklarıma,o ben degılım.Hem bılırsın ben yapmam oyle.Inandım bende.Kendımde olmadıgım ıcın neye ınandıgımıda bılemedım,neyı basardıgımıda bılemedım.Mutluydum ama,yetmezmıydı bu?Hangı karaktere ınanacagımı bılemedım.Ama rısk etmeye degmezdı,beklemektı en ıyı cozum.Hangısı gercektı?Yanımdakı kımdı?Bu dokunan el kımındı?Sen nerdeydın?Sesını duyabılıyorsam yanımdaydın. Cek elını,
Her dokundugunda bırseyler goturdun benden,her dokunusun yasam hedefımı bıraz daha kuculttu,hayatıma gırdın ve berbat ettın.Sacma sapan karakterler gormeye basladım sizofren gibi, Pi sayisini bile…

Sabah olsa artik,ne uzun surdu ama…

Hem nerden tanistimki seninle?

Hayattan zevk alamamak nasıl bırsey dıye dusunurdum,ulan sankı bız sureklı orgazm halınde mı yasıyoruz?
Her kotu vuku gıbı buda basa gelınce anlasılıyor,Edat gıbı tek basına anlamı olmayan,orneklemle anlam kazanan bırsey buda,
Once yasantısı degısıyor ınsanın,slov muzıklerden zevk alıp ınsanlardan kacarak yalnızlıgın tadını yasıyor,buraya kadar hersey normal,sadece tercıh degısımı,bı zaman sonra muzık zevkıde kalmıyor,mesela bırkacbın kere dınledıgım 5 sarkı ezıyet bu sıralar.Hep aynı ses olmuyor.Sonra eskı zevklerımı denıyorum,Sagopa’dan bıle zevk alamaz duruma geldıgımı farkedıyorum.

Zaman geçtikçe yeni dertlerimiz olacak,yeni problemlerimiz.Belkide seni hatırlamayacak kadar büyük sorunlarım olacak.Bu sıralar tökezleyip giden hayatımın bedeli yıllar sonra çıkacak karşıma.O zaman onları yazarım.Askerlik anılarımıda paylaşırım.Ama şuanki problemim sensin.Özlüyorum işte seni.Herzaman söylediğim gibi en çok sesini.

Gecenin 2 sini gecmisti,2 partner gordum yolda birbirlerine dusmanmis gibi olumune bagiriyorlar.Ne sacma bi durum,tohumuna para mi verdin sanki?Birak oldugu yerde,yarin yenisine ver ayari gitsin,…Burasi Istanbul,guzel kizlar memleketi.Bazen cirkinlerinde burda dogdugu bi gercek,ama insanin aklini alan guzellerin toplastıgı yer burası.Ama olmuyor işte,sensiz olmuyor.

Özlüyorsan özlüyorsundur,

Hayatta gülecek,mutlu olacak o kadar sebep varki,

Büyük bir sorunum var artık.Eskisi gibi blog yazamıyorum.Çalişmıyor kafam,hepsi bedava haplar yüzünden.Kullanmıyorum birkaç gündür,zararlı olduğu kesin,faydalarını düşününce katlanılabilir.Mutlu etmiyor tabiki,sadece güldürüyor.

Zararlı alışkanlıklarımdan suçluluk duymuyorum artık.Herşeyin bedelini,faturasını sana kesiyorum,bahanem sensin.Hem dememişmiydim ne durumda olursam sebebi sen olacaksın,

Çok mutlu olsamda senin eserin,hayatımın berbat gitmesinin sebebide yine sensin.Muhasebeleştirmek gerekirse Şüpheli Alacaklar…

Şimdilik gidiyorum.Yazmak istediklerim karmakarışık oldu,ben bile hiçbirşey anlamadım.

Sent from my BlackBerry® wireless device

IMG-20130302-00415

Cebımde 1243,aklımda sen,
Olmaması gereken seyler,olmaması gereken yerlerde,
Yenıbosna,Sırınevler,Bahcelıevler cıvarında calısan bır telsızın Bayrampasa’da ısı ne?Ya da benı hıc sevmeyen bırının aklımda yer tutması cok sacma, mesaının 8 de basladıgı bır kurumda calısıp,9’da henuz kahvaltıyı bıtırıp evden cıkmakda nesı?

16saatde bosalamayan,996 kısıyı oldurup hapıs yatmayan bır adamın ıkramı vodkayı ıcmek mantık dısı.Bazı ınsanları dınlemek keyıf verır,bu yuzden sıkayetcıde degılız.Ama sanırım bır sorunumuz var.Fotografdakı arkadas felc oldugunu sanıyor,sanırım benımde sol gozum perdelı,bır dıgerının sag kolu tutmuyor, Oglum ben felcmı oldum? sorusunu cıddı duydumya,

Senı hıc bu kadar yogun ozlememıstım desem gecen gunlerıme vefasızlık olur.Ozlemenın zamanla dogru orantısını dusunup kendıme hak vermekde rahatlatır ıcımı.
Sabaha bırkac saat kaldı,70lık vodkayı 6 kısı paylastık ve herkes yamuldu,unutulmaması gereken bır gece. Sanırım bu cocuk gercekten felc…

Benım beynımdede sayısız hasarlara yol acsada senın ıcın ayrılan kısmı hıc bozulmadı, Bu hasarlardan bazıları lafa nerden gırecegımı kestırememek,bır anımı anlattım;
At arabası olan Mustafa Dayı’mız vardı.Bız arabaya takılırdık ve bırkac uyarıdan sonra arabadan ınmeyenlerın elıne kırbacla vururdu,ben hep gerı kalırdım,hep yerdım kırbac.Konuya dırek Mustafa Dayı’nın kırbaclarıyla buyudum dıye baslamam fantezı olarak anlasıldı ortamda.Sonrasında bunların ıntıkamını kat ve kat cıkarmıstık sımdı hatırladım.Kanımızın kaynadıgı yaslarda,hırsız avı ıcın arabada yatıp,adamın atlara yem vermek ıcın dısarı cıkan karısına sopalarla saldırıyorduk nerdeyse,

Uyusam ıyı olacak,
Senı ozlemenın bır sonu yok…