cache/özlemek/istemek

Özlemişsen özlemişindir,

Kimi kandırabilirsinki kendinden başlayamadıkdan sonra,

Kendini inandırmayınca özlemiyorum lan seni demenin ne anlamı var?

Ama istemek çok farklı bir şey tabiki,

Bazen çok özlediği şeyleri istemeyebiliyor insan.Bu çelişki çok yoruyor beynimi onca iş güç,koşturmacanın arasında.Ama herzaman ben açmıyorum bu düşünceyi .Bi şeyler gelip tetikliyor.En büyük sebebide şu cache denilen olay.En son okunan verinin tekrar sorgulanmasındaki çok kısa zaman aralığı.Zaman diyorlar bu işin çözümü.Bu işin profesyonelleride,yaşayarak kaşarlaşmış büyüklerde,hatta iki lafı biraraya getiremeyen cahil insanlarda.Hepsi hemfikir,zaman diyorlar.Zaman siler,unutturur herşeyi.

Yeni insanlar,yeni maceralar mış çözümü.

Ne kadar saçma değilmi?Bunu yapabilseydim,yani severken birini başlayabilseydim bi şeylere onca operasyonu elimin tersiyle itermiydim?mındar edermiydim hiç?Hatta beklemezdim bile belki senden ayrılmayı.

Pişmanmıyım?Tabiki hayır.

There are plenty of fish in the sea sözünün doğruluğunu her geçen gün yaşayıp ve görenlerdenim çünkü.

Charlie’nin Melekleri‘ne senden bahsettim geçen hafta içinde bir kaç gün,sana olan saplantımdan konuştuk B Forest‘da..Detaylara inilmediğinde pek hoş bi durum değil tabiki böylesine uzatmak hikayeleri.Ama onurluyum,içim çok rahat,pasiflik değil bu çünkü ilk defa oluyor.İlk defa takılıyor  kafam birine.İşte bu durum açıklıyor herşeyi.Bu takıntının yokluktan olmadığını.Adını hatırlayamadığım bir sürü sevgilim oldu tabiki.Ayrılık mesajları bir sms ‘in çok az sayıda karakteriyle sınırlı kalan.Yani önemsizdi hepsi bir gün sonra adını bile unutacak kadar.Her tanıdığım kıza böylesine takılıp kalsaydım o zaman yüzüm olmazdı insan içine çıkmak için.

Bir tek sen  yapabildin hayatımı darmaduman etmeyi.Ama bu benim başarım.Benim sevebilme hikayem.

 

Hep adını kullanan insanlar çıkardı karşıma,bu hafta soyadın çok uğraştı benimle.

Biliyorum,tesadüf,sadece bir tesadüf herşey,

Seninle tanışmamız bile.Her kavga etmemizde gökteki Dolunay’da bir tesadüf.

Denizlerdeki med-cezire sebep olan Ay’ın bizim aramızdaki gel-gitlerle ne alakası olabilirki?

 

Burda yazılanların anlamsızlığı konusunda hemfikiriz tabiki,

Birbirini tanımayan iki insanın aşkı olarak düşünüldüğünde ilk satıra katılmak olası,

Ama ben artık yaşadıklarımızda düşünmüyorum seni yada kendimi,

Güzel bir rüyaydı,yaşandı ve bitti…

ve şimdi soruyormusun şimdi o saçma rüyayı isteyip istemediğimi,

İstemiyorum,

Ne rüyanı,ne gerçeğini istemiyorum…

Güvenilir olanı lazım sevgilinde,arkadaşında…

Düşünmüyorum çünkü uçsuz bucaksız kısır döngülerle,kendi kendime sorulan sorularla ve bu sefer olacak diye heveslenip boşa çıkan ümitlerden bıktım.Aslında bıkmakda değil bunun adı.Sadece dayanamıyorum,gücüm yetmiyor her seferinde restart olmasına onca mimarinin.Bünyemin dayanıksızlığını kaybetmesinden,o hiç sevmediğim alkole,sigaraya dadanmaktan,ama bunlardan daha kötüsü ayık kafayla,iş yoğunluğunda bile seni düşünmekten,sonrasında da ben bunu kendime nasıl yaparım demekten alıkoyamıyorum.

Bu yüzden sadece yaşadığımız güzel anları düşünerek,bir nevi kabak dolmasının sadece içini yiyerek,hani gül,çiçek v.s. sevmemde tabiri caizse gülün sadece kokusunu içime çekerek,batırmadan dikenlerini yaşayabiliyorum.Böyle sıkıntısız yaşamak bana göre de değil tabiki..Seninle kavga edip delirmekten,sana bağırmaktan,kavga ettiğimizde sinirlenip sağı solu kırmaktan aldığım hazzı alamıyorum.Özlediğimi bir yabancıya söylemiyorum artık

Ama anılarımızı düşünmek çok zamanımı alıyor hala.Beni sebze yemeklerine,hatta karnıbahar gibi benim için evde bulunması bile eziyet olan bir yemeği yiyebileceğime ikna ettiğin zamanları düşünmek çevreden anlaşılamayan ama gözlerimin parlamasına sebep olacak bir mutluluğa.

Alışkanlıklarım,hatta hayatta hiç şans vermediğim yeşil çayın bile güzel olabileceğine inandıran kadınsın sen benim hayatımdaki. Bu yüzden haksızlık etmek olmaz.Sonuç olarak sen bu yaptıklarının hiçbirini yaparken düşünemedinki benim seni çok seveceğimi ve ikimizde bilemezdikki günün birinde ayrılacağımızı.

Sana saydırıyor,giden sevgilinin ardından karalamaya çalışan aciz adam gibi görünmek istemem kimseye.Sen benim için çok değerliydin.Şimdi senin için aynı şeyleri söylemem çok gülünç olur çünkü adımı,mailimi,ismimi bile hatırlamıyorsun ama sevgin,sana karşı düşündüklerim çok değerli benim için hala.Sevmenin milliliğini yaşadığımsın sen.Unutamadığım ve düşünerek mutlu olabildiğim ilk göz ağrım.Zaman zaman isminde karışıyo bu hatıralarımızın arasına,ama bu kadarda engel koyma bana olurmu?Bırak ne istiyorsam yapayım sana dokunmadığım müddetçe.

Ayrılık gibi bir ihtimal düşükde olsa vardı tabiki,

Yaşandıda sonuç olarak, suçlamıyorum da kimseyi,gerekliydi ve ayrıldık,ölümün çaresizliği vardı,bitti yani,dönüşü yok bu işin.Kanserli hastaların arkasından öldü de kurtuldu diyebilecek bir durumda söz konusu aramızdaki duygusal yakınlaşmaya adı herneyse işte.Yaşamanın işkencesini çektirmedi kimse kimseye.

Hani çiftler ayrılınca mal paylaşımı yapılır ya,

Düşüncelerimi burda yazmama izin ver,karışma bana.Kızma,bağırma,onlar bana özel kaldır çabuk ordan gibi şeyler isteme benden.Kendi kendime konuşarak yazdığım denemelerime karışma.Bin yaşamama izin ver sana dokunmadan.

Samimi olmak gerekirse,

Hadi ben seni sevip karnıbahara sıcak baktım,

Peki sen nasıl bu eziyeti kendine yaptın?

Nasıl şans verdin turnikeden dönmeni beklerken ben?

Yeşil  çay için büyük konuşmayacağım,

It can be,

But only without you…

sadist olmanın ne anlamı varki?

Madem unutulmak amaç,

O kadar yalanın üstüne bir Beyaz Yalan iyi gitmezmiydi?

Sadece ayrılmış olsaydık mesela,

Sonra sende hızını kesmeden devam etseydin yaşantına

Sadece ikimizinadı geçseydi hikayede ve kirlenmeseydi

içime dert olmasaydı,

Sadece sıkılsaydın benden onurluca…Yani ben öyle bilseydim,

ve çok rahat bir şekilde birbirimizden habersiz yaşayabilirdikde…

Sen yapabilirdin,

Bende yapabiliyordum,

İstemiyorsun madem arama hiç,

Akşam seviyorum deyip sabah sıkılmak nasıl bir dengesizlik?

Aşkın iki kişilik olduğunu ikimizde çok iyi biliyoruz,

Çiftlerden biri ilgisiz olduğunda devam etmenin her iki taraf içinde zulüm olduğunu,

Şu anki sorunum senin yanımda olmaman değil,

Başkasıyla olman değil,

Bunların hiçbiri umrumda da değil.

Benim problemim senin benimle olmaman değil,bana yapılan ihanet

Ben sadece çok güvenmiştim sadakat konusunda ki buda tabiki senin hatan değil,

Senin yaşam sitilin bu,

Benim yaşantım herkeze olmasada sevdiğim kadına  ihanet etmeme mi söylüyor bana,

Ben kendi doğrularımı yaşadım,sende kendininkileri…

Herneyse ne artık,

Zaten sıkılmışdım yalanlarından,

Bomboş vaatlerden,

Hep methedersinya kendini,

Onurlu olan benim,kişilik sahibi benim diye,

İşte şimdide öyle davran,

Kişiliğn kuramını biliyorsundur üniversitedeki derslerinden,

Tutarlı hareketler bütünüdür kişilik,

Şimdi göster hadi kendini,

Tutarlı olsun bu kararların…

Outlook 2007’de ad önerme dosyasının kopyalanması

Outlook 2007  üzerindeki mailler pst dosyası kopyalanarak yedeklenebilir,

Ancak zaman içinde girilen çok sayıda ad önermesininde silinmemesi için kullanıcı profilinin defaultda aşağıdaki dizininde bulunan,outlook profilinin ismini taşıyan nk2 uzantılı dosya kopyalanır,

varsayılanda  dosyanın konumu,

c:\documents and settings\application data\microsoft\outlook\outlook.nk2 şeklindedir,

Outlook profilinin ismine göre bu nk2 dosyasının ismi farklılık gösterir.Kopyalanan bu dosya yeni profildeki aynı konuma,yeni profil name ismiyle kopyalandıktan sonra ad önermeler eskiden olduğu gibi yeniden kurulan bir bilgisayarda bile oluşur.